Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14615 E. 2023/3204 K. – Sigorta Primin
Konu: Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14615
- Karar No
- 2023/3204
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1365 E., 2022/2017 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/289 E., 2020/100 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılardan Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket bünyesinde 01.12.2014 – 15.04.2017 tarihleri arasında yaklaşık 2,5 yıl süreyle aralıksız bir şekilde işletme müdürü olarak çalıştığını, aylık net ücretinin 3.800,00.-TL olduğunu, ancak davalı işverenin Kuruma asgari ücret üzerinden ve meslek kodu olarak da garson vs hizmetler şeklinde bildirimde bulunduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca ücretinin asgari ücret tutarındaki kısmının Yapı Kredi Bankasına bir kısmının da Kuveyt Türk Bankasına yatırıldığını, ayrıca ücretinin 800,00 TL tutarındaki kısmının ikamet ettiği evin aylık kirasının işveren tarafından sağlanması yolu ile ödendiğini, 15.04.2017 tarihinde işten çıkarıldığını, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi hususu gündeme geldiğinde işverence Kuruma bildirilen ücret esas alınarak ödeme yapılmak istendiğini, davacı bu durumu kabul etmeyince gerçek ücreti üzerinden tazminat ödemesi yapıldığını, bu hususun banka kayıtları getirtildiğinde ortaya çıkacağını ileri sürerek, davacının çalıştığı süre boyunca prime esas gerçek kazançlarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalı firma ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı ... Bölge Müdürlüğü arasında işletme sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile davalı firmanın ... Muradiye Kız Öğrenci Yurdunda barınan öğrenciler ve kurum personelinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, lokanta-kantin hizmeti sağlanması işinin üstlenildiğini, davacının ise asgari ücret karşılığında çalıştırılmak üzere firma tarafından 14.09.2015 tarihinde işe alınıp, işin sona erme süresinin yaklaşması nedeniyle 15.04.2017 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, firmanın davacının kıdem ve ihbar tazminatlarını asgari ücreti esas alarak hesaplayıp ödediğini, davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatlarını kabul ettiğini, Kuveyt Türk Bankası hesabından davacıya yapılan para transferlerine ilişkin dekontlara bakıldığında, firmanın davacıya farklı miktarlarda ve ayda en az 2-3 kere para transferi gerçekleştirdiğini, dekontların açıklama kısımlarında para transferlerinin işyeri ile ilgili yapılacak harcamalarda kullanılması için gönderildiğinin görüldüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançları, toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen ya da eksik bildirilen kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulamayacağını, Kurumca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını, Kurumun fer'i müdahil olarak davaya katılımının sağlanmasına karar verilmesini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamındaki mevcut banka kayıtları, elden ödeme talimatları, tanık beyanları, kira kontratları ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile; davacı 7880455569 TC kimlik numaralı ...’in; davalı işveren Antor İnş. Taah. Mak. Tem. Hiz. ve Ür. Gıda Mad. Tabldot Tar. Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait ve SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1158733.045 sicil numaralı dosyada işlem gören ... Celal Bayar Üniversitesi, ... adresinde kurulu bulunan “Yüksek Öğrenim Kurum Kantin Lokanta İşletmesi işi” mahiyetli işyerinde 2015/10 - 2017/4 üncü aylar arasında sigorta primine esas net kazançlarının taleple bağlı kalınarak; 2015/10 ayında 1.921,07 TL, 2015/11 ayında 1.875,54 TL, 2015/12 ayında 1.875,54 TL, 2016/1 ayında 3.729,99 TL, 2016/2 ayında 3.729,99 TL, 2016/3 ayında 3.729,99 TL, 2016/4 ayında 3.769,23 TL, 2016/5 ayında 3.800,00 TL, 2016/6 ayında 3.729,99 TL, 2016/7 ayında 3.729,99 TL, 2016/8 ayında 3.729,99 TL, 2016/9 ayında 3.723,01 TL, 2016/10 ayında 3.729,99 TL, 2016/11 ayında 3.729,99 TL, 2016/12 ayında 3.729,99 TL, 2017/1 ayında 3.800,00 TL, 2017/2 ayında 3.786,06 TL, 2017/3 ayında 3.800,00 TL, 2017/4 ayında 3.800,00 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin talep kısmında, davacının davalıya ait işyerlerinde çalıştığı sürelere ait prime esas kazancının tespitinin istendiğini, mahkemece prime esas kazanç tespiti yapıldığını, dilekçenin sonuç kısmının belirli bir rakam ve süre tespitini içermediğini, dolayısıyla eğer sonuç ve talep kısmında bir rakam belirtilmiş ve bu talepten daha düşük bir rakam tespiti gerçekleşmiş olsaydı, o zaman bir kısmi kabulden söz edilmesinin mümkün olabileceğini, davalı firmanın, her dönem ihaleleri kazanmak için kurduğu farklı şirket isimleriyle ihalelere katıldığını, dosya içerisinde davacının tüm çalışma dönemi için asgari ücretten daha yüksek ücret aldığına dair yeterli, inandırıcı ve vicdani kanaat oluşturacak nitelikte delil mevcut olduğunu, davacının işletme müdürü olarak çalıştığının tanıkların beyanlarıyla sabit olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, söz konusu karar tesis edilir iken, Yargıtayın kararlılık kazanan son uygulamaları ışığında, gerekli kanıtlar toplanılmaksızın ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, belirtilen sürelerde davacının sigorta primine esas kazancının net olarak ispatlanamadığını belirterek, kararın ortadan kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çalışma süresinin tespiti konusundaki iddianın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği her türlü delille ispatlanabilmesi olanağına karşın; prime esas kazancın kanıtlanmasında böyle bir serbestliğin söz konusu olmadığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, HMK 200-201 (HUMK 288) maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınarak, kayıtlarda yer alan tutarları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu karşısında; davacı tarafından işyeri ve Kurum kayıtlarının aksini ispata yarar herhangi bir kayıt ve yazılı delil başlangıcı sayılacak belge sunulamamasına karşın; taraflarca oluşturulan ve kamu düzenine ilişkin niteliği bulunmayan işçilik alacaklarına ilişkin davalardaki yöntemle, salt tanık anlatımları ve meslek kuruluşlarından yapılacak araştırmayla sonuca varılmasına olanak bulunmayan prime esas kazanç tespiti istemi yönünden, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki, davacıya ve idaresi altındaki personele maaşları dışında ayrıca elden de ödeme yapıldığına dair “Yukarıda adı soyadı yazan çalışanlarımıza yanlarında belirtilen tutarların elden ödenmesini ve gereğini bilgilerinize sunarım” yazılı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Antor başlıklı, Muhasebe Müdürü Ayhan Kesdirici tarafından 2016 yılı Aralık, 2017 yılı Şubat, Mart ve Nisan aylarında yazılan İç ve Dış yazışma formu, mevcut banka kayıtları, elden ödeme talimatları, tanık beyanları, kira kontratları ve tüm belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde, davacıya 2016 ve 2017 yıllarında elden yapılan ödemeler ile Yapı Kredi Bankasından yapılan ücret ödemeleri ve 875,00TL kira ödemeleri, 2015 yılında ise davacıya elden ne kadar ücret ödendiğine dair bir bilgi bulunmadığından sadece kira yardımının ücretlerine ilave edilerek prime esas kazancı tespit eden ve davayı kısmen kabul eden mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.12.2014 – 15.04.2017 tarihleri arasındaki sigorta primine esas ücretlerinin tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.