Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14401 E. 2023/764 K. – Aidiyet Tespiti
Konu: Aidiyet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14401
- Karar No
- 2023/764
- Karar Tarihi
- Konu
- Aidiyet Tespiti
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1326 E., 2022/1834 K. DAVA TARİHİ : 03.03.2014 KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/72 E., 2020/32 K. Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil, ... sicil numaralı ...'ın hizmetinin kendisine ait olduğunun tespiti ile ... sicil nolu hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacı iddialarının yöntemince araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, ... sigorta sicil numarasıyla 01.06.1978 tarihinde " ... Ekmek Fabrikası" unvanlı işyerinden, 15.06.1982 tarihinde "... ve Ort." unvanlı işyerinden sigortalı ... için verilen işe giriş bildirgelerinin ... TC kimlik numaralı ... sigorta sicil numaralı davacı ...'a aidiyetinin tespitine, şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, çalıştığı iddia edilen işverenin davada taraf olarak gösterilmediğini, imza incelemesi yapılmasının ve davacının şahsi sicil dosyasındaki tüm verilerin incelenmesinin gerektiğini, dava dosyasında eksiklikler olduğunu belirten bilirkişinin aynı zamanda gün tespiti yaptığını, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davanın salt tanık beyanlarına dayandırıldığını, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava şartı olan Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmediği belirtilmek suretiyle davalı Kurumun istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile özet olarak ispat edilemeyen davanın reddinin gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek ve istinaf dilekçesinde yer alan diğer itiraz sebeplerini yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ... sicil numarası ile dava dışı ... adına kaydedilen hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiç bir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600 E.,2007/604 K. sayılı kararı da aynı yöndedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...