Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/13371 E. 2023/196 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti Ve Prime Esas Kazancın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13371
Karar No
2023/196
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti Ve Prime Esas Kazancın Tespiti

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/52 E., 2021/677 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 4201015893405 sigorta sicil numarası ile davalı iş yerinde çalışmış olduğunu, 5620 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarih olan 20.07.2007 tarihi ile 20.01.2010 tarihleri arasında sürekli işçi statüsünde çalıştırılması gerekirken geçici işçi statüsünde çalıştırıldığını bu nedenle müvekkilinin mahkememizde açmış olduğu bu süreye ilişkin maddi manevi tazminat alacağına dayalı mahkememiz 2010/248 esas 2013/570 karar sayılı dosyasının Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/7877 Esas 20144/14827 Karar sayılı ilamı ile onandığını ve kesinleştiğini, müvekkilinin bahsi geçen sürelerde çalışmış sayılmasının tespiti ve sigorta prim günlerine ilişkin sigorta primlerinin yatırılması gerektiğini, ek olarak müvekkilinin geçici işçi statüsünde çalıştırıldığı günlere ilişkin ücretlerin sürekli işçi statüsünde çalışan işçilere göre daha düşük olması sebebiyle geçici işçi olarak çalıştırıldığı günlere ilişkin fark prim ücretlerinin de yatırılması gerektiğini bu nedenle müvekkilinin 20.07.2007 – 20.01.2010 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, bu süreler içinde yatırılmayan primlerin ve fark primlerinin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine dair karar verilmesini ayrıca yapılacak olan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. vekili Av. ... mahkememize ibraz etmiş olduğu davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açmamış olduğunu bu nedenle davanın zaman aşımı yönünden aksi durumda ise esastan reddine dair karar verilmesini ayrıca yapılacak olan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2015 tarih ve 2015/277 Esas 2015/575 Karar sayılı sayılı kararıyla; Davacının davasının "hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde İş Mahkemesi'ne (mahkememize) işçi tarafından başvurulmadığı anlaşıldığından" 6100 sayılı HMK'nın 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince usulden reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.1. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 28.03.2016 tarihli ve 2016/3215 2016/4189 K. sayılı ilamında, "...Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, davacının 20.07.2007 - 20.01.2010 tarihleri arasının tespitini talep ettiği eldeki davada hak düşürücü sürenin 31.12.2015 tarihinde dolacağı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. ...." şeklinde denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. 2. Bozma Kararı 1.Bozma kararına uyan mahkemece, 31.05.2019 tarihli ve 2016/276 E. 2019/370 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile; davacının 20.07.2007 tarihi ile 20.01.2010 tarihleri arasında 547 gün eksik süre ile hizmet akdi ile çalışmış olduğunun ve bu tarihler arasında prime esas kazanç tutarların dönemsel olarak toplam 45.486,99 TL olduğunun tespitine, -2007/07 dönem ve 422,67 TL eksik bildirim brüt tutar, -2007/08 dönem ve 3.391,70 TL eksik bildirim brüt tutar, -2007/09 dönem ve 1.135,84 TL eksik bildirim brüt tutar, -2007/11 dönem ve 599,52 TL eksik bildirim brüt tutar, -2007/12 dönem ve 398,52 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/01 dönem ve 3.562,39 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/02 dönem ve 1.755,26 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/03 dönem ve 1.870,76 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/04 dönem ve 1.813,01 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/05 dönem ve 1.870,75 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/06 dönem ve 1.809,16 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/07 dönem ve 1.912,14 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/08 dönem ve 3.376,22 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/09 dönem ve 183,22 TL eksik bildirim brüt tutar, -2008/10 dönem ve 66,10 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/01 dönem ve 2.453,10 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/02 dönem ve 2.115,50 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/03 dönem ve 1.989,00TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/04 dönem ve 1.937,46 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/05 dönem ve 2.000,41 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/06 dönem ve 2.738,99 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/07 dönem ve 2.105,30 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/08 dönem ve 4.221,56 TL eksik bildirim brüt tutar, -2009/09 dönem ve 1.718,41 TL eksik bildirim brüt tutar olarak olduğunun tespitine, 2-24.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına ve infaz aşamasında rapordaki tablonun dikkate alınmasına, karar verilmiştir. 2.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 01.06.2020 tarihli ve 2020/405 E. 2020/2404 K. sayılı ilamında, "..Davacının, sürekli işçi kadrosuna geçebilmesi için şartları taşımasına rağmen İdare Mahkemesi Kararı sonrası, davalı işveren tarafından 2010 Ocak ayında sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi karşısında aslında fiilen çalışmadığı sürelerin hizmet süresi olarak kabulünü istediği açıktır. Davacı talebinin, hizmet tespitine konu olabilmesi için, fiili çalışmanın şart olması karşısında mahkeme kabulünün yerinde olmadığı belirgindir. Gerçekte çalışılmayan bir sürenin tespiti mümkün olmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.. ..." şeklinde denilmek suretiyle karar bozulmuştur. V. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle kesin nitelikteki bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13371, K. 2023/196, T. 11.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-13371-e-2023-196-k-e8ccc6b1e1ed