Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/13332 E. 2022/16699 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13332
Karar No
2022/16699
Karar Tarihi

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No : Dava, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile 09.12.2013-01.04.2014 tarihleri arasında sigortalı sayılmayan ve bu nedenle yaşlılık aylığı şartlarını kaybettiğinden bahisle aylığın kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin askerlik borçlanması da yaparak 25 yıl sigortalılık süresi 45 yaş ve 5000 prim gün sayısını tamamladığından 2014 yılı 6.ayında tahsis talebinde bulunduğunu, 01/07/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını ancak müvekkilinin ... nolu ... işyerindeki hizmetinin iptal edildiği ve emekli maaşının başlangıçtan itibaren iptal edildiğini, 53.795,75 TL yersiz ödendiği iddia edilen maaş ve sağlık harcaması adı altında müvekkiline borç çıkartıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin eksik çalışması bulunmadığını, ... nezdinde sosyal güvenlik destek primli olarak çalışmasına devam ettiğini, kurumca 01/07/2014 tarihinden sonraki adına yatan primlerin tüm sigorta kollarına tabi prim olarak resen tahakkuk ettirildiğini, prim açığı olmadığını, 36 günlük açık kalan hizmetin iptalinden sonra 2014 yılı Ekim ayı sonu itibariyle eksik prim gün sayısının tamamlandığını, bu nedenle en geç 01/11/2014 tarihinde tahsis şartları gerçekleşmesine rağmen kurumun maaşı başlangıçtan itibaren iptal etmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, davacının kurumca ... nolu işyerindeki çalışmalarının geçerli olduğunun tespitine, kurumca yapılan işlemin iptaline, aylığın başlangıçtan itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine ve kuruma borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini, bu talep kabul edilmezse terditli olarak kurumun tahsis talebinden sonraki çalışmaları tüm sigorta kollarına çevirdiği dikkate alınarak tahsis şartlarının oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren kesintisiz olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, kurum işleminin iptaline ve müvekkilinin kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduğu, şahit dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacının davayı açmada haksız olduğunu, davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı vekili dilekçesi ile 26/05/2016 tarihli denetmen raporu ile davacının ...,...... sicil sayılı işyerindeki 2013/12-2014/04 tarihleri arası iptal edilen hizmetinin geçerli olduğunun, kurumca yapılan işlemin iptali ile davacının yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren bağlanması gerektiğinin ve kuruma borçlu bulunmadığını tespitini, talebin kabul edilmemesi halinde kurumun tahsis talebinden sonraki çalışmaları tüm sigorta kollarına çevirdiği dikkate alınarak tahsis şartlarının oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren kesintisiz olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine talep ve dava ettiği, kurumun 26.05.2016 denetmen raporuna istinaden dava dışı işyeri ... şirketi ünvanlı işyeri tarafından 2013-2014 yıllarında yapılan bildirimlerin sahte olduğu iptal edilmesi gerektiği ifade olunmakla denetmen raporuna istinaden davacının ...,...... işyeri sicil numaralı ... şirketi ünvanlı işyerindeki çalışmaları iptal edilmiş, aylık bağlama şartları ortadan kalktığı anlaşıldığından 48.857,89 aylık ödemesinin iadesinin 27.09.2016 tarihli takip servisince davacıdan talep olunmuş, kurumdan yersiz ödeme belgeleri celp olunmuş, davacının hizmet cetvelinden dava dışı işyeri nezdindeki 09.12.2013-01.04.2014 tarihleri arası dönem hizmetlerin iptal edildiği anlaşılmış, uyuşmazlık konusu dönem bordroları kurumdan celp olunmuş, ... tanığı sıfatı ile uyuşmazlık konusu dönemin tamamında işyeri nezdinde çalışması devam eden ..., 16.03.2014 tarihinde işten çıkışları verilen ... ve ...'nın beyanları alınmış, ... tanık anlatımlarından davacının dava dışı işyeri nezdinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışmasının bulunduğu, işyerinde ... olarak çalıştığını beyan ettikleri, denetmen raporunda her ne kadar ... işyerinde ...'un çalışmadığı yönünde beyanda bulunmuş ise de; mahkememizde alınan ifadesinde davacının işyerinde ... olarak çalıştığını ifade etmiş, denetmen raporunda ayrıca dava dışı şirket ortağı ... ..., davacının işyerinde yükleme işlerinde çalıştığını, davacı harici ..., ..., ... ... ve ...'nın bulunduğunu beyan etmiş, tanık anlatımları ile uyuşmazlık konusu dönem içerisinde davacının dava dışı ... şirketi nezdinde çalışmasının bulunduğu, çalışmasının fiili ve gerçek çalışma olduğu anlaşılmakla 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere davacının 01.11.2014 tarihi itibari ile 5064 gün prim ödemesinin bulunduğu, 2013/12-2014/4 tarihleri arası dönemdeki dava dışı işyerindeki 117 günlük hizmeti nazara alındığında davacının 01.07.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanacağı ve borçtan sorumlu olmayacağı anlaşılmış eldeki davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile; Davacının ... işyeri sicil numaralı işyerinden bildirilen 2013/12-2014/04 tarihleri arası dönem hizmetlerin geçerli olduğunun tespiti ile davacının 01.07.2014 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına müstehak olduğu, kuruma karşı borçlu bulunmadığının tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dava, tespit ve kurum işleminin iptali talebine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi HMK 355 ve 357. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır. Yapılan istinaf incelemesi sonucunda, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; 26.05.2016 denetmen raporuna istinaden dava dışı işyeri ... şirketi ünvanlı işyeri tarafından 2013-2014 yıllarında yapılan bildirimlerin sahte olduğunun, iptal edilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, davalı kurum tarafından, davacının ... işyeri sicil numaralı ... şirketi ünvanlı işyerindeki çalışmalarının iptal edildiği, aylık bağlama şartlarının ortadan kalktığı gerekçesiyle 48.857,89 aylık ödemesinin davacıdan iadesinin istendiği, kurumdan celp edilen belgelere göre, davacının hizmet cetvelinden dava dışı işyeri nezdindeki 09.12.2013-01.04.2014 tarihleri arası dönem hizmetlerinin iptal edildiği, uyuşmazlık konusu döneme dinlenen ... tanıklarının, davacının dava dışı işyeri nezdinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışmasının bulunduğunu, işyerinde ... olarak çalıştığını beyan ettikleri; denetmen raporunda, uyuşmazlık bulunan dönemde davacının işyerinde çalışmadığı yönünde beyanda bulunan ... tanığı ...'nın, yargılama sırasında alınan beyanında davacının işyerinde ... olarak çalıştığını belirttiği, denetmen raporunda beyanı alınan dava dışı şirket ortağı ... ...'in de, davacının işyerinde yükleme işlerinde çalıştığını, davacının haricinde işyerinde ..., ..., ... ... ve ...'nın bulunduğunu beyan ettiği, dolayısıyla davacının, uyuşmazlık konusu dönem içerisinde, dava dışı ... sicil numaralı ... şirketi nezdinde çalışmasının bulunduğu, çalışmasının fiili ve gerçek çalışma olduğu, davacının 01/11/2014 tarihi itibari ile 5064 gün prim ödemesinin bulunduğu, 2013/12-2014/4 tarihleri arası dönemdeki dava dışı işyerindeki 117 günlük hizmeti nazara alındığında davacının 01.07.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanacağı ve borçtan sorumlu olmayacağı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı Kurum vekili, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık süre içerisinde açılması gerekirken açılmadığı bu sebeple davacının talebi zaman aşımına uğradığını, kuruma başvuru şartının eksik olduğunu, müvekkil kurum denetmeni tarafından hazırlanan araştırma inceleme raporuna istinaden kurum tarafından işlem yapıldığını, söz konusu inceleme raporunda, kurum kayıtlarının incelenmesi, kamu kurumlarıyla yazışmalar yapılması, 6 kişinin ifadesine başvurulması sonucunda kuruma yapılan bildirimlerin sahte olduğuna yer verildiği ve bu doğrultuda bazı tespitler yapıldığını, tanık anlatımlarının ispat edilemediğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bu nedenlerden dolayı davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabule dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Mahkemece yapılan yargılamada, fiili çalışma olgusunun varlığı nedeniyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymanın yeterli olmayıp, aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerektiği, en azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması ile bunun üzerinden savunma ve yargılama yapılabilecek olup, soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün olmadığından, kendiliğinden araştırma ilkesi çerçevesinde sigortalının hizmet akdine dayalı çalışma olgusu net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin ... ve ... başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Eldeki davada ise, davacının çalışmalarının geçtiği işyerinin vergi kaydının vergi dairesince yapılan inceleme ile 31.08.2013 itibari ile resen terkin edildiği, müfettiş raporu ile yapılan araştırma ve özellikle işyerini daha sonradan kiralayanların ve mülkün sahibinin dinlenilmesinde, esasen bu işyerinde hiçbir zaman faaliyetin bulunmadığına ilişkin beyanı dikkate alınmalı, buna göre, dava dışı işyerinden bildirimleri yapılan ve Kurumca çalışmalarının kısmen veya tamamen iptal edilen kimselerin olup olmadığının araştırılması ile bu kimselerin tespit edilerek işyerinin faal olup olmadığı ile davacının malzeme getirip götürdüğü araç plakaları ile malzeme teslim fişleri olup olmadığı araştırılmalı, zabıta marifeti ile tespit edilecek komşu işyerlerindeki çalışan ve işyerleri sahiplerinin araştırılarak beyanları alınmalı ve 31.08.2013 tarihi ve sonrasında işyerinde faaliyetin bulunup bulunmadığı hususu ile bu işyerinden malzeme satın alan veya faturası elinde bulunan kimselerin varlığının da pazarlamacı olan tanıktan sorularak kimler olduğu hususları da araştırılmak suretiyle tüm delillerin toplanmasından sonra iptale konu çalışmalarının fiili olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 27.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13332, K. 2022/16699, T. 27.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-13332-e-2022-16699-k-8513f81ef319