Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/11459 E. 2022/13152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11459
- Karar No
- 2022/13152
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet tespiti ve sigorta başlangıcı istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 01/01/2003-30/09/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II- CEVAP Davalı vekili, davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının müvekkili adına kayıtlı iş yerinde 14/04/2009 tarihinde işe girdiğini, 30/09/2009 tarihinde işten ayrıldığını, davacının çalıştığını iddia ettiği 01.01.2003 - 14/04/2009 tarihleri arasında başka bir iş yerinde ve de ...'lu olarak çalıştığını, müvekkilin iş yerinde çalışmadığını, müvekkil işyerinin 10/04/2010 tarihinde terk etmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i Müdahil vekili, davacının davalı işverene ait iş yerinde kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III- MAHKEME KARARI A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme "... davacının davalıya ait işyerinde 14/04/2009-30/09/2009 tarihleri arasında çalıştığı kanaatiyle, çalışılan günlerin kuruma bildirilmiş olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine," karar verilmiştir. Davacı vekili, müvekkilin tespitini istediği dönemdeki kısa bir sürede ... kaydının olduğunu, tespiti istenen döneme ait davacının birden fazla sigorta kaydının bulunmadığını, Mahkemece eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı karar verildiğini istinaf başvuru sebepleri olarak belirtmiştir. B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Davacı vekilinin, ... 5. İş Mahkemesinin 14.01.2019 tarih ve 2018/147 Esas - 2019/17 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,karar verilmiştir. IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ Davacı vekili,istinaf dilekçesi içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve iş yeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Somut olayda,davacının davalı işyerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığını iddia ettiği dava konusu dönemde, 05/3/2003-30/01/2004 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğu, 30/12/2006-15/05/2007 tarihleri arasında .... Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nde, 01/09/2007-31/12/2007 ile 05/05/2008- 30/06/2008 tarihleri arasında .... Tic. Ve Ltd. Şti.'nde, 01/07/2008- 03/09/2008 ile 20/02/2009-12/04/2009 tarihleri arasında..............'ya ait işyerlerinde sigortalılık bildirimlerinin bulunduğu, davacının ... 2. Noterliği 'nce düzenlenen 23/09/2010 tarihli 20353 yevmiye sayılı ibraname ile davalıya ait işyerinde 14/04/2009-30/09/2009 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiği,anlaşılmıştır. Buna göre,davacının tespitini istediği süre içerisinde dava dışı işyerlerinden bildirimi bulunduğu görülmektedir. Daha önce bildirimli sürelere ilişkin tespit isteminde bulunulmuş olması karşısında davacıya öncelikle açıklama yaptırılıp, dava dışı işyerlerinden bildirimlerinin gerçek olup olmadığı ile bu sürelerin iptalini talep edip etmediği sorulmalı, hizmetin iptalini isteyip davalı işverenlik nezdinde çalıştığı şeklinde düzeltmesini istemesi halinde, açılan davanın gerek dava dışı işverenlerin hak alanını ilgilendirmesinden gerek kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK.124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen her iki dava dışı işyeri sahiplerine karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilerek, davaya katılımı sağlanan işyeri sahiplerinin göstereceği bütün deliller toplanmalı, öte yandan Mahkemece varılacak sonucuna göre,davacının 05/3/2003-30/01/2004 tarihleri arasındaki 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğu da gözetilerek, olası sigortalılık çakışması da göz önüne alınarak , toplanan deliller değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre de,hukuki yarar sadece yapılan sigortalılık bildirimlerine ilişkin olup davacının talebinin ise bildirim yapılmayan dönemlere ilişkin olduğu görüldüğünden Mahkemenin hukuki yararın yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olması da isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.