Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/10994 E. 2022/14074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10994
- Karar No
- 2022/14074
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilâmında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Somut davada; davacılar murisleri ...'ın 01.12.1992-15.02.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmişler, davanın kabulüne dair ilk karar Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2015/19357 Esas, 2016/13238 Karar sayılı, 27.10.2016 tarihli ilamı ile komşu işverenlerinin ve çalışanlarının ve işçilik alacakları dosyasında beyanları alınan tanıkların dinlenilmesi, 2001-2003 yılları dava dışı farklı bir iş yerinden bildirim yapılmış olması karşısında hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususu da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönlerinden bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle davacılar murisinin 01.12.1992-15.02.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Diğer yandan ...'ın hizmet cetvelinde 01.12.1992-18.06.1997 tarihleri arasında ... iş yerinden, 20.08.2001-30.09.2003 tarihleri arasında .... Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinden tam bildirimlerinin olduğu, şirket kurucu ortaklarından olan ... ... ... mirasçısı olduğu görülmektedir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargitay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama "usuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmeden karar verilmiştir. Bu nedenle öncelikle komşu parsel tapu kayıtları celp edilip malikleri tanık olarak dinlenilmeli, ayrıca bu dönemde görev yapan muhtar ve azalar kaymakamlık aracılığıyla belirlenip beyanlarına başvurulmalıdır. Diğer yandan, bozma sonrası celp edilen işçilik alacağı dosyasında beyanı alınan bir kısım tanıklarca bahçeyle dava dışı ve mirasçılardan ... ... ilgilendiğinin ifade edildiği anlaşılmakla ve ... bildirim yapılan şirketin ortağı olduğunun anlaşılması karşısında öncelikle ... dava konusu bahçeyle ilgi ve alakası tespit edilip, işverenlik sıfatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, işverenlik sıfatının bulunduğunun tespit edilmesi halinde HMK 124. madde kapsamında davaya katılımı sağlanmalı, şirket nezdinde bildirime konu sürelerin ... tarafından davacının bahçedeki çalışmaları sebebiyle yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulmalı, buna göre hak düşürücü süre irdelenmeli, dava konusu taşınmaza ilişkin tapunun ilk tesis ve tedavülleri celp edilmeli, ... tapu maliki mirasçılar adına vekaleten hareket ettiğinin anlaşılması halinde ise hak düşürücü süre bu yönden de irdelenmelidir. Ayrıca murisin 18.06.1997 tarihinde vefat etmesi, dava konusu bahçenin 05.06.2006 tarihinde tapuda davalılara intikal etmesi, talebin 01.12.1992-15.02.2007 dönemine ilişkin bulunması gözetilip 05.06.2006 tarihli intikalden önce ve muris ..........'a da husumet düşeceği gözetilmeli, bu şekilde çalışmanın varlığı ve süresi tespit edilmeli, elde edilecek deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.