Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/10465 E. 2022/13392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10465
- Karar No
- 2022/13392
- Karar Tarihi
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı asil, 1993 yılında Adana İli Bahçe İlçesi ... işletmesinde 4 ay süre çalıştığını, ancak bu çalışmalarının Kurum kayıtlarında görülmediğini ileri sürerek, davalı işverene ait işyerinde 1993 yılında dört ay süre ile çalıştığının tespitini istemiş; 30.4.2015 günlü celsedeki beyanında, 1993 yılı Eylül ayının hatırlamadığı gününde Bahçe ... İşletme Şefliğinin gözetleme kulesinde 4 ay boyunca işçi olarak çalıştığını, bu süre boyunca yeni dikilecek fidanlar için yer yaptıklarını, çalıştığına dair Kurum tarafından kendisine kart verildiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-CEVAP Davalı ... vekili, işbu dava ile ilgili olarak Adana mahkemelerinin yetkili olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, müdürlük kayıtlarında davacı ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya ait 91842 sicil numaralı iş yerinde 28/10/1993 ile 27/02/1994 tarihleri arasında aralıksız toplam 121 günün asgari ücret ile geçen sigortalılık süresinin tespitine, ancak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 01/04/1994 tarihinden başlatılması gerektiğine, karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dava tarihi 07.05.2014 tarihi olup SGK davalı olduğundan, birden fazla davalı olduğu halde "davalılar " ibaresi yerine yazım hatası ile "davalı" ibaresi kullanılması hatalı olmuştur. Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek kamu düzenine aykırılık nedeniyle re'sen ilk derece mahkeme kararında yapılan yazı hatasının düzeltilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: A-)Davalı SGKB vekilinin, istinaf başvurusunun reddi ile HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi gereğince Bahçe Asliye Hukuk (İş) İş Mahkemesinin 21/03/2019 Tarih, 2018/58 Esas - 2019/40 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine, B-)Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının davalıya ait 91842 sicil numaralı iş yerinde 28/10/1993 ile 27/02/1994 tarihleri arasında aralıksız toplam 121 günün asgari ücret ile geçen sigortalılık süresinin tespitine, ancak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 01/04/1994 tarihinden başlatılması gerektiğine, 2-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.480,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davalılar harçtan muaf olduğu anlaşıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından 2019 yılı AAÜT gereğince 2.725 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, C-)1-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36. maddesi dikkate alınmak sureti ile istinaf harçları alınmasına yer olmadığına, 2-İstinaf gider avansı bakiye kısmının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 3-Davalı SGK tarafından yapılan istinaf giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ Davalı SGK vekili, mahkemece talepten fazlasına hükmedildiğini, eksik inceleme ve irdelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu eldeki davada, 23820.001 sicil sayılı ... ... İşletme Müdürlüğü işyerine ait dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, 3.3.3015 tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilen kamu tanıklarının dinlendiği, ancak beyanı alınan tanıkların davacı ile birlikte çalıştıklarına dair soyut ifadeleri dışında dosyada başkaca bir bilgi belge bulunmadığı gibi, dosyaya getirtilen ... İşletme Müdürlüğünün bordrolu çalışanı da olmadıkları anlaşılmakla, mahkemece yapılacak iş; davacı adına 28.10.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği 91842.01 sicil sayılı ...-Adana unvanlı işyerine ait ihtilaflı dönem bordroları getirtilmeli, dinlenen tanıkların bordrolarda ismi olup olmadığı denetlenmeli, şayet isimleri yok ise resen seçilecek tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, öte yandan 1993-1994 yıllarında işyerinde müdür, amir, şef ve ustabaşı olarak çalışan görevlilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ücret bordroları, puantaj kayıtları ve ödeme belgeleri davalı işverenden ve Kurumdan celbedilerek, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılardan ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nun 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 01/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.