Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/21939 E. 2013/23715 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/21939
- Karar No
- 2013/23715
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/513-2013/187 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkin olup, davacı, talebini daraltarak,sigortalılık başlangıcının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde sigortalılık başlangıcının tespitine karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içindeki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere göre; davacının, kabule konu tarihte davalı işyerinde bir gün süreyle çalıştığı sabit olmakla, söz konusu tarihteki sigortalı çalışmanın tespitine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. a) Bununla birlikte, 506 sayılı Kanunun 60. maddesinin “G” bendinin “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” düzenlemesi karşısında; aynı Yasanın Geçici 54. maddesi uyarınca 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan davacı sigortalının; 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceye ilişkin tespite konu sigortalılığının bu çevrede değerlendirilmesi gereğinin hükümde belirtilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. b) Diğer taraftan, yargılama giderleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde sayılmış olup anılan maddenin (ğ) bendinde de vekâlet ücretine yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir. Eldeki davada; dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalı Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ : Hüküm fıkrasının süre tespitine ilişkin 3. paragrafının tamamen silinerek, yerine "Davacının 01.03.1983 tarihinde bir gün süreyle asgari ücretle 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Yasanın 60-G maddesine göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1984 tarihi olduğunun ve 01.03.1983 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” ifadesinin eklenmesine , yargılama giderine ilişkin 5. ve 6. paragraflarının silinerek yerine "Davanın kabul ve ret oranı gözetilerek 146,25 TL yargılama giderinden 14,6 TLnin davalı Kurumdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 1.320,00 TL red vekâlet ücretinin ise davacıdan alınıp davalı Kuruma verilmesine” ” hükmünün yazılmasına, kısa kararın da bu şekilde düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.