Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/11053 E. 2013/25251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/11053
- Karar No
- 2013/25251
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/36-2013/33 Dava, hizmet tespiti ve Kurum işleminin İptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda, davacı, Kurumca 15.11.2011 tarih ve 2011/51 sayılı raporla iptal edilen 06.10.2010-03.12.2010 tarihler arasındaki çalışmalarının tespiti amacıyla kurum işleminin iptalini talep etmiş olup mahkemece de, talep gibi hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık ise, davacının talep konusu dönemde davalı işveren yanında fiili olarak çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, Davacının, talep konusu dönemde fiili olarak davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı noktasında; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Kurum ilgili raporunda yer alan 02.12.2010 tarihli davalı işveren imzalı durum tespit tutanağında, işveren, davacı ile arkadaş olduklarını, davacının fiili çalışması olmadığı halde onun talebiyle sigortalı olarak gösterdiğini ayrıca primlerini de davacının ödediğini belirttiği, mahkemede ise, davacının talep konusu dönemde çalıştığını ve asgari ücret aldığını dile getirdiği belirgin ise de, davalı işverenin kurum raporunda yer alan imzalı tutanaktaki ‘davacının çalışmadığı yönündeki’ beyanı karşısında, davacının, çalışma olgusunu da eşdeğer yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davalı işveren aleyhine yapılan suç duyurusunun akıbetinin araştırılarak, savcılık dosyanın şayet dava açıldı ise, ceza dosyasının celbi ile dosya muhteviyatının da irdelenmesi ile işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.