Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/21921 E. 2012/21958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/21921
Karar No
2012/21958
Karar Tarihi

... adına Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-... arasındaki dava hakkında Eskişehir İş Mahkemesinden verilen 30.12.2010 günlü ve 988/1849 sayılı hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davalılardan ... adına Av. ... tarafından 21.02.2011 havale tarihli temyiz dilekçesi verilmiş ise de; dosyada anılan avukatla ilgili vekaletnamenin bulunmadığı gerekçesi ile yapılan geri çevirme sonrasında da, vekaletname sunulmamış olduğu gözetildiğinde, anılan avukatla ilgili usulünce düzenlenmiş vekaletnamenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, tebligatın anılan davalıya yapılması gerekmektedir. Dairemizin, geri çevirmeye ilişkin önceki kararının (2) numaralı bendinde de belirtildiği gibi; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesine göre, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” yine, anılan Kanunun 17. maddesine göre, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Kanunun 32.maddesine göre de, “tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” Kanunun 16 ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti, yine, muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerekir. Bu durumda; a) Gıyabi hükmün, davalılardan ...’ya, evi veya meslek ve sanatını icra ettiği yer olduğu anlaşılamayan adrese, adreste bulunmama nedeni belirtilmeksizin, yine, muhatap adına tebligat yapılan amcasıoğlu ...’nun davalı ile birlikte sakin olup-olmadığı veya daimi çalışanı olup-olmadığı belirtilmeden yapılan tebligat usulsüz olup; anılan davalıya usulünce tebliğ edildikten; b) Temyiz itirazının reddine ilişkin 08.03.2011 tarih ve 988/1849 sayılı ek kararın, vekaletnamenin bulunmadığı avukata tebliği usulsüz olup; anılan ek karar, davalılardan ...’ya usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki düzenleme gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/21921, K. 2012/21958, T. 15.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-21921-e-2012-21958-k-a06233b44f0c