Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/13937 E. 2012/26514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13937
Karar No
2012/26514
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :390-301 Dava, davacının Kuruma Bağ-Kur prim borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde; bu olayın hükümde göz önüne alınması ve mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar vermesi gerekirken, mahkemece, "davanın reddine" şeklinde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinde sayılmış olup anılan maddenin 6. bendinde vekâlet ücretine yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir. Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HUMK m. 417/I c.1). Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m. 417/ I c.2). Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur. Eldeki davada;uyuşmazlığa konu prim borcunun davacıyla ismi aynı olan başka bir ...'a ait olduğu tespit edildiğinden davalı Kurum haksız çıkmıştır. Bu nedenle de, davada haklı çıktığı belirgin olan davacı lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve davalı Kurumun yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: 1-Hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan "Davanın reddine" sözcüklerinin çıkartılmak suretiyle, yerine, "Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” sözcüklerinin yazılmasına 2-Hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan " davacıdan alınarak davalıya "sözcüklerinin silinerek, yerine, "davalıdan alınarak davacıya " sözcüklerinin yazılmasına , 3-Hüküm fıkrasının 4.bendinin silinerek yerine "Kurum harçtan muaf olmak kaydıyla, yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine " sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 21.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13937, K. 2012/26514, T. 21.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-13937-e-2012-26514-k-7728ba7947be