Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/18034 E. 2012/16819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18034
- Karar No
- 2012/16819
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1327-97 Davacı asıl davada, 23.05.2005-23.03.2007 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylığı farklarından 3592,33 TL'nin, birleşen davada ise, 24.03.2007-24.09.2010 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylığı farklarından 9871,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne 6771,11 TL.nin davalıdan tahsiline, asıl dava yönünden davanın kabulüne, davacının 24.09.2010 tarihi itibariyle aylığının 834,03 TL. olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına göre, tarafların vekillerinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.maddesinin 2. fıkrasında, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiş olup, asıl ve birleşen davalardaki talepler yönünden anılan maddenin amir hükmüne aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin 1. ve 2. paragrafının silinerek, yerine, “1-Asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden 1947,78 TL.nin, birleşen dava yönünden 4823,33 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına, aynı bendin “İş bu dava” sözcükleri ile başlayan 4. paragrafının silinerek, hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 3. bendin silinerek, yerine, “3-Hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak, asıl dava yönünden 400,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 400,00 TL. vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, birleşen dava yönünden ise 578,79 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 605,72 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi