Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/7915 E. 2012/13230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7915
Karar No
2012/13230
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :148-22 Dava ve birleşen davalar, trafik kazasında ölen sigortalıların hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, birleşen davaların kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ... ve ...’in Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinde, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği; Yine, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceği; anılan kanunun 124/son maddesinde ise, bu durumda, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderine hükmedileceği belirtilmiştir. Davalılardan gerçek kişilerin murisi ... tarafından kullanılan 33 .. 668 plakalı araç ... Sigorta A.Ş. tarafından kaza tarihini kapsar şekilde sigortalanmış olup; husumetin benzer unvan taşıyıp, kaza ile ilgisi bulunmayan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti’ye yöneltilmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı olmayan bir hatadan kaynaklandığı gözetildiğinde; davacı Kurum, tarafta iradi değişiklik ile poliçe sahibi ... Sigorta A.Ş.’ye husumet yöneltebilecektir. Ne ki; HMK’nın 124/son maddesi gözetildiğinde, dava dilekçesinde yanılgı sonucu yazıldığı anlaşılan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle, lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması yerindedir. 2- Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalılardan gerçek kişilerin murisi (araç sürücüsü) ...’in, 22.04.1982 doğumlu olduğu, kazanın meydana geldiği 26.05.1999 tarihinde 18 yaşını bile tamamlamadığı; anılan aracın, ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda, şerit ihlali yapan sürücü ...’in tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; yaşı itibariyle sürücü belgesinin bulunması mümkün olmayan ...’e araç verilmiş olmasının, aracın işleteni yönünden kusurlu davranış oluşturup-oluşturmayacağı üzerinde durulmaksızın kusur oran ve aidiyeti belirlenmiş olması, isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, davaya konu trafik kazasında ölüp, hak sahiplerine bağlanan gelirin birleşen dava ile rücuya konu yapıldığı ...’in aracın işleteni olup-olmadığı üzerinde de durularak, olayın meydana gelmesindeki kusur oran ve aidiyeti yeniden belirlenip, sonucuna göre karar verilmelidir. 3- Sürücü ... ile aynı araçta iken davaya konu trafik kazasında ölen sigortalılar ... ve ...’ın hak sahiplerine bağlanan gelirlerden hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış ise de; hatır taşımasının varlığının eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır. Kazaya konu 33 .. 668 plakalı araç kamyon olup, kazanın gece 02.00 sularında meydana geldiği, araç ile Konya ilinden gelinip, Karaman ili üzerinden Tarsus ilçesine gidildiği gözetildiğinde, Mahkemece, ölen sürücü ...’in çalışma ilişkisi, aynı araçta bulunup ölen sigortalılar ...’in aracın işleteni olup-olmadığı ve ölen diğer sigortalı ... ile birlikte araçta bulunma nedenleri üzerinde durularak, hatıra binaen ücretsiz olarak taşınma olgusu şüpheye yer vermeyecek şekilde araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, isabetsiz bulunmuştur. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, hükmü temyiz eden davacı Kurum ve davalılardan ... ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ... ve ...'e iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7915, K. 2012/13230, T. 03.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-7915-e-2012-13230-k-161bf3a3f559