Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/7349 E. 2012/9899 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7349
Karar No
2012/9899
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :214-31 Dava, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacı, işveren olarak davalılardan ... ve ...’e husumet yönelterek, hurda malzeme alınıp-satılan işyerinde, 01.01.1995 – 01.11.2006 tarihleri arasında gece bekçisi olarak çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece, 05.07.2001 – 21.03.2005 tarihleri arasında çalıştığı esas alınarak karar verilmiştir. Sıfat konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, Mahkemece re’sen göz önüne alınması gereken bir usul kuralıdır. Davaya konu işyerinin, Kurum’da, “... ve ortakları” ve “... ve Müşterekleri” olarak kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, öncelikle, vergi kayıtları, Kurum kayıtları vb. başkaca kayıtlar ile işverenliğin kime ait olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; adi ortaklığın bulunması durumunda, tüm ortaklar işveren olacağından; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesindeki, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün ise de; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceğine ilişkin düzenleme gözetilerek, diğer ortaklara da husumet yöneltilmesi sağlanmalıdır. 2- Çalışma süresine ilişkin olarak da; tespite konu çalışmalara ilişkin olarak –varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince yeterince araştırılmalı; yukarıda öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı kapasite ve niteliği nazara alınmalı böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı ve davalılardan Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7349, K. 2012/9899, T. 29.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-7349-e-2012-9899-k-093283a5180c