Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/6889 E. 2012/11126 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/6889
- Karar No
- 2012/11126
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :17-74
Dava, yersiz ödenen tedavi giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 3201 sayılı yasanın 6. maddesidir. Anılan maddenin “A” bendinde, “Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması, c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, Şarttır.
Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin aylıkların kesilmesini düzenleyen “B” bendinde ise, “Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilir.
Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4 üncü madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden ay başından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde düzenlemiş iken, 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile “A” bendinin 2. paragrafı ve “B” bendi “(Değişik paragraf:17.04.2008-5754 S.K./79.mad); Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
B)Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde değiştirilmiş; bu kez, 19.06.2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete’nin yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren 5997 Sayılı Kanunun 15. maddesi ile yapılan ve halen yürürlükte bulunan değişiklik ile, “B” bendinin ilk paragrafında “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davaya konu somut olayda, Kurumca, davacıya 23.05.2008 tarihli borçlanma talebi ve 21.10.2008 tarihinde borçlanma tutarını ödemesi sonucu, 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edilmiş, devem eden vergi kaydı nedeni ile 1479 sayılı Yasa kapsamında yurt içinde çalıştığı tespit edilerek, aylığı durdurularak, ödenen aylıklar ile aylık aldığı dönemdeki tedavi giderleri borç kaydedilmiş, eldeki davada Kurumca yersiz ödenen tedavi giderlerinin tahsili talep edilmiştir.
Kurumun yaşlılık aylığının iptali işlemine karşı, Mahkemesinin 2009/347 Esasına kayıtlı olan ve dosyamızın davalısı tarafından Kurum işleminin iptali istemli açılan davada ise, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.07.2011 tarihli 2010/5256-2011/6135 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, her iki davanın temelinin Kurumun yaşlılık aylığının iptali işlemi olması, biri hakkında verilecek olan kararın, diğerinin sonucunu etkileyeceği, bu sebeple, iki dava arasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 4. bendinde, “Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması, ya da, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” şeklinde ifade edilen fiil ve hukuki irtibatın mevcut olması karşısında, anılan davanın sonucu beklenerek, anılan davada verilen kararın iş bu davada kesin delil oluşturacağı gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.