Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/12490 E. 2012/18565 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12490
Karar No
2012/18565
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :312-221

Davacı, 01.05.1998 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının kesilmeden devam etmesi gerektiğinin tespitini,yersiz aylık tahakkukuna dair kurum işleminin iptalini,borçlu olmadığının tespitini, 01.09.2009-15.01.2011 arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını, anılan sigortalılığa ilişkin yersiz alınan 4.510,00 TL primin iadesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

İnceleme konusu olayda, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri, 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları ve yurtdışında geçen çalışmalarından dolayı 3201 sayılı Kanuna göre borçlandığı süreler gözetilerek, toplam 7.062 prim gün sayısı üzerinden ve 01.05.1998 tarihinden itibaren SSK’dan davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı; ancak 2011 yılındaki tespitle, hediyelik eşya perakende ticaretinden dolayı 01.09.2009-15.01.2011 tarihleri arası dönemde vergi kaydının bulunduğunun anlaşılması üzerine, davalı Kurum tarafından, 3201 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi gerekçe gösterilerek 01.09.2009-15.01.2011 tarihleri arası döneme ilişkin olarak 13.272,71 TL’si asıl olmak üzere yasal faiziyle birlikte toplam 14.560,74 TL yersiz aylık tahakkuku yapılmıştır. Öte yandan, anılan vergi kayıt dönemine ilişkin olarak çıkarılan 4.510,00 TL’lik prim borcunun ödenmesini takiben, 31.01.2011 günlü ikinci tahsis başvurusu üzerine, 7062 gün üzerinden ve 01.02.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı yeniden bağlanmıştır.

Davacı, 01.05.1998 tarihi itibarıyla bağlanan yaşlılık aylığının kesilmeden devam etmesi gerektiğinin tespitini, 14.560,74 TL yersiz aylık tahakkukuna dair kurum işleminin iptalini, davalı Kurum’a borçlu olmadığının tespitini,1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayıldığı 01.09.2009-15.01.2011 tarihleri arası döneme ilişkin olarak yersiz alınan 4.510,00 TL primin iadesi gerektiğinin tespitini istemiştir.

Uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesinin “B” bendinin 5754 sayılı Kanunla değişik halinde “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan... Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmişken; 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile anılan bentteki ilgili hüküm “...Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.

Diğer taraftan her kanunun kendi yürürlük döneminde uygulanması gereği ile, eldeki uyuşmazlıkta kanunların geriye yürümemesi kuralının istisnasını teşkil edecek herhangi bir özellik de bulunmaması gözetildiğinde, anılan değişikliğin, değişiklik öncesi dönem yönünden davacı lehine uygulama olanağı da bulunmamaktadır.

Yukarıdaki bilgiler ışığı altında, 01.09.2009 tarihi ile yasanın yürürlük tarihi olan 19.06.2010 tarihleri arası dönem yönünden destek primine tabi şekilde çalışma, uyuşmazlık devresi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca mümkün olmadığından, buna yönelik kurum işlemi yerindedir. Ancak 19.06.2010-15.01.2011 tarihleri arası dönem yönünden ise, 5997 sayılı Yasayla yapılan değişiklik gözetildiğinde, bu dönemde sosyal güvenlik destek primine tabi şekilde çalışma mümkün olduğundan, anılan döneme ilişkin aylıkları yersiz olarak adlandıran kurum işlemi yerinde değildir.

Davacının, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki 01.09.2009-15.01.2011 tarihleri arası sigortalılık süresine ilişkin olarak ödediği 4.510,00 TL’lik primin iadesine yönelik istemine gelince; 01.09.2009-19.06.2010 tarihleri arası dönem yönünden, sigortalının 5510 sayılı Yasanın 4/I-b maddesi kapsamında sigortalı sayılarak primlerin tahsil edilmiş olması, keza davacı istemi halinde, anılan devreye ilişkin sigortalılık süresinin, ikinci tahsis başvurusu üzerine 01.02.2011 tarihinden itibaren yeniden bağlanan yaşlılık aylığında değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, söz konusu döneme ait primlerin iadesi mümkün değildir.

Ancak, 19.06.2010 - 15.01.2011 tarihleri arası dönem yönünden ise, söz konusu dönemde 3201 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle aylık alanların sosyal güvenlik destek primine tabi şekilde çalışması mümkün olmakla, davacıdan ilgili mevzuatı uyarınca ancak sosyal güvenlik destek pirimi alınması gerekirken, tüm sigorta kollarına tabi şekilde prim tahsilinin yapılmış olması karşısında; davalı Kurum’dan usulünce yapılacak araştırma neticesi, anılan dönemde, sosyal güvenlik destek primini aşan bir prim tahsilatı yapıldığının anlaşılması halinde, belirlenecek bu fark tutarının davacıya iadesi mümkün olacaktır.

Yukarıda bahsedilen maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak, yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12490, K. 2012/18565, T. 11.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-12490-e-2012-18565-k-a36174ec9582