Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/4910 E. 2012/9411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4910
Karar No
2012/9411
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :445-120 Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile haksız yere tahsil edilen sosyal güvenlik destek primlerinin Kurumdan istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalı Kurum’un, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan (devredilen Emekli Sandığı) önceden beri emekli aylığı almakta olan davacının, emeklilik sonrasında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğu gerekçesi ile, 1479 sayılı Yasanın ek 20. maddesi gereğince 01.09.2003 ila 29.04.2009 tarihleri arası dönem için sosyal güvenlik destek primi borcu çıkararak, tahsil ettiği anlaşılmıştır. 1479 sayılı Kanuna 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanun’la eklenen ve 08.09.1999 tarihi itibarîyle yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlığını taşıyan ek 20. madde hükmü, “yaşlılık aylığı bağlananlardan 24. maddenin I numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından; aylığın bağlandığı, yasadan önce yaşlılık aylığı bağlananlardan yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.” düzenlemesini getirmiş; pasif sigortalıların yaşlılık aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi, 1479 sayılı Kanunun 24/I. maddesi kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın varlığı koşuluna bağlamıştır. Ek 20. maddenin 1. fıkrasında 24.07.2003 kabul tarihli ve 4956 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle; “yaşlılık aylığı bağlananlardan sadece ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefiyeti devam edenlerin sosyal güvenlik destek priminden sorumlu olacakları” öngörülmüş ve anılan Kanun’un 57. maddesine göre bu değişikliğin yürürlük tarihi 02.08.2003 olarak belirlenmiş; daha sonra 22.01.2004 kabul tarihli, 5073 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle de, anılan 1. fıkranın 4956 sayılı Kanun’dan önce yürürlükte bulunan hükmüne benzer bir düzenleme getirilerek “yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24. maddenin I numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sosyal güvenlik destek primi kesileceği” öngörülmüştür ki, anılan değişiklik hükmünün yürürlük tarihi ise 28.01.2004 tarihidir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın sigortalı sayılmayanların düzenlendiği 6. maddesinin “k” bendinde, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Bu yönde, kural olarak kanunlar yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanmakta olup; Sosyal Güvenlik Hukuku’na ilişkin düzenlemelerin kamusal niteliği itibarîyle, özellikle sigortalı ya da hak sahiplerinin sosyal sigorta yardımlarından yararlanma koşullarının ya da bu yardımların kapsamına ilişkin olarak sigortalı lehine yapılan yasal düzenleme ya da değişiklik hükümlerinin geçmişe yönelik biçimde uygulanması gereği kabul edilmişse de; 4956 sayılı Kanun’un 44. maddesi, keza, 5073 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un ek 20. maddesinde yapılan değişiklikler ile 5510 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemelerin, Kurumun sosyal güvenlik destek primi alacağına ilişkin bulunması itibarîyle, anılan maddelerin yürürlüğe girdiği tarihler sonrasında hakedilmiş ya da hakedilecek yaşlılık aylıkları yönünden uygulanması gereği açıktır. Mahkemece, uyuşmazlık konusu 01.09.2003 ila 29.04.2009 tarihleri arası dönemde davacının vergi kaydının bulunup-bulunmadığı araştırılmalı; vergiye kayıtlı olması durumunda, şimdiki gibi; aksi durumda, oda ve sicil kaydı nedeniyle uyuşmazlık konusu dönemin tamamında kendi nam ve hesabına faaliyetinin bulunduğu anlaşılan davacının, 1479 sayılı Kanunun ek 20. maddesinde 5073 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 28.01.2004 tarihi ile 5510 sayılı Yasa’nın 4/b maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihleri arası döneme isabet eden sosyal güvenlik destek priminden sorumlu olacağı; Ayrıca, 01.10.2008 tarihi sonrası dönemde, oda ve sicil kaydı nedeniyle kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması bulunmakta ise de, anılan Kanunun 6/k maddesi nedeniyle kazanç miktarı araştırılarak, sigortalı sayılması gerekip-gerekmediği belirlenmeli, sigortalı sayılması gerektiğinin anlaşılması durumunda sosyal güvenlik destek priminden sorumlu olacağı esas alınarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4910, K. 2012/9411, T. 22.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-4910-e-2012-9411-k-4f3b866a7a39