Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/3185 E. 2012/7494 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3185
Karar No
2012/7494
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :409-947

Dava, yersiz ödenen primlerin tahsili istemine ilişkin olup, davacının ... Bağ-Nosu ile ... kaydına istinaden 11.01.1973 - 20.04.1982 ve 22.03.1985 - 13.04.1992 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, ancak 07.03.1977 tarihinden itibaren ve halen 506 sayılı Yasa kapsamında SSK sigortalısı olarak çalışması nedeniyle 06.03.1977 tarihi itibarıyla Bağ-Kur sigortalılığının sona erdirildiği, 11.01.1973 -06.03.1977 dönemi 4 yıl, 1 ay, 25 gün Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 1998 Haziran ayı itibarıyla 2.717.307,00 TL (2,72 yeni TL) fazla prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; 5510 sayılı Yasanın 89/3. maddesi uyarınca, prim borcunun ödenmesinden itibaren 10 yıllık süre geçmiş olduğundan, geri istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, 28.12.2010 günlük karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430,00 TL olarak değiştirmiştir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir. Somut olayda, yerel mahkemece, reddolunan 2,72 TL alacak tutan, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması mümkün değildir. Hal böyle olunca, davacının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 30.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3185, K. 2012/7494, T. 30.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-3185-e-2012-7494-k-ef00a0027f60