Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/15061 E. 2012/24908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/15061
Karar No
2012/24908
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :265-327 Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalılardan ...'ya ait mermer atölyesinde 1997 Ağustos -17.07.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını belirterek, Haziran-Temmuz 2006 tarihlerinde diğer davalı limited şirketten yapılan bildirimin iptalini ve mermer atölyesinde eksik bildirilen hizmetinin tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesinin “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayın incelenmesinden, davacının davalılardan ...'ya ait işyerinden 01.03.1997-31.08.1997 ve 01.11.1998-06.09.1999 tarihleri arasında, diğer davalı limited şirketten ise 06.06.2006-24.07.2006 tarihleri arasında bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bordro tanığı ...'nın beyanlarına istinaden 1999 yılı 11. aya kadar verilen tespit hükmü yerindeyse de, diğer yıllar yönünden yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuş ise de, tanıkların çalışma olgusu konusundaki beyanları soyut nitelikte olup, davacının çalışmasına dair herhangi bir somut bilgi içermediği görülmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği davalıya ait mermer atölyesinin iş yaptığı kişi ve firmalar belirlenerek çalışanları dinlenmeli, komşu işyerleri araştırılmalı, işveren ve çalışanları dinlenmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. İptal edilen çalışmalar yönünden ise, dinlenen bordro tanığı ...'ın beyanı esas alınarak hizmetin iptal edildiği, anılan şahsın kendisinin de belirtilen işyerinde çalışmadığını beyan ettiği anlaşılmakta olup, Mahkemece dönem bordrosunda yer alan diğer tanıklar dinlenerek çalışmanın fiili olup olmadığının tespiti gerekirken eksik araştırma neticesi hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılardan ... ve ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'ya iadesine, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/15061, K. 2012/24908, T. 07.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-15061-e-2012-24908-k-06ab9afd895f