Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/10813 E. 2012/16520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/10813
- Karar No
- 2012/16520
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :722-162 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davalılardan Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden; Hüküm İş Mahkemesi tarafından verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Karar, 08.07.2011 tarihinde temyiz eden davalı vekiline 28.06.2011 tarihinde yöntemince tebliğ edilmiştir. İş mahkemelerinden verilen kararlara karşı katılma yoluyla temyiz olanağı bulunmadığı da gözetildiğinde, şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE , 2-Davacı ve diğer davalılar vekillerinin temyiz talepleri yönünden; Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olup, ispatı için özel bir usul öngörülmemiştir. Resmi belge veya yazılı delil esas ise de; somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olmaları koşuluyla tanık beyanları ile de ispatı mümkündür. Ne var ki; sigortalı, işe giriş bildirgesi ve imzasını taşıyan puantaj kayıtları, ücret ödeme bordroları ve kısmi süreli iş sözleşmeleri gibi ilgili belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını söylememiş ise, artık söz konusu belgelerin güçlü delil olduğunun kabulü ile aksinin eşdeğer delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Davaya konu somut olayda; 05.12.2005 tarihli ibranamede davacının imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. İmzanın davacıya aidiyetinin davacı tarafından kabul edilmesi veya inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptanması ve davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilmemesi halinde, işbu yazılı belgelerin aksini eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulup toplanmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak; uyuşmazlığa ve dolayısıyla kabule konu dönemde, davacının fiili ve gerçek çalışması bulunup bulunmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı ve davalılardan Kurum vekillerinin ve davalı ...'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...'a iadesine, 28.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.