Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/6547 E. 2026/7219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6547
Karar No
2026/7219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/843 E., 2026/639 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne,

3. Delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine,

4. Suça konu uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırlarında kaldığına,

İlişkinidir.

II. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesinin (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda “...... Olay tutanağını düzenleyen tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun getirtilerek yöntemince yeminleri yaptırılarak bilgi ve görgülerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi....” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.09.2025 tarihli ve 2025/2379 Esas, 2025/1817 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2026 tarihli ve 2025/512 Esas ve 2026/39 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.03.2026 tarihli ve 2026/843 Esas, 2026/639 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/6547, K. 2026/7219, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-6547-e-2026-7219-k-5d2a85e38c2b