Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/254 E. 2025/7738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/254
- Karar No
- 2025/7738
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2016/856 E., 2017/626 K. 2. 2019/441 E., 2020/32 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.11.2023 tarihli ve 2023/23778 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128466 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128466 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-) Bursa 16. Asliye Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2016/856 esas, 2017/626 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Bursa 16. Asliye Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanığın denetim süresi içerisinde 05/02/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bursa 16. Asliye Mahkemesinin 03/06/2020 tarihli ve 2016/856 esas, 2017/626 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/01/20212 tarihli ve 2020/917 değişik iş sayılı kararlarının hukuki değerden yoksun olacağı, değerlendirilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında 09/09/2019 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı hakkında kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/09/2021 tarihli ve 2019/396 esas, 2021/717 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, ancak söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05/06/2023 tarihli ve 2023/931 esas, 2023/1172 sayılı kararı ile, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/09/2015 tarihli ve 2015/57219 soruşturma, 2015/743 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle anılan kararın bozulmasına karar verildiği, Benzer bir konuya ilişkin olarak, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 26/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-) Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2019/441 esas, 2020/32 sayılı kararı bakımından yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında evvelce 25/07/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/09/2015 tarihli ve 2015/57219 soruşturma, 2015/743 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın erteleme süresi içerisinde tekrar aynı suçu işlemesi nedeniyle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/856 esasına kayden kamu davasının açıldığı, bu itibarla sanık hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği gerekçesiyle inceleme konusu 05/02/2019 tarihli eyleminden dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2019 tarihli ve 2019/11538 soruşturma, 2019/15403 esas, 2020/12084 sayılı iddianamesi ile müsnet suçtan sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli kararına dayanak alınan Bursa 16. Asliye Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli kararına konu Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/09/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/856 Esas ve 2017/626 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 25.07.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2015 tarihli ve 2015/57219 Soruşturma, 2015/743 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 26.10.2015 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edilerek 13.01.2016 tarihinde infazı için Balıkesir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 26.02.2016 ve 24.03.2016 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2016 tarihli ve 2015/57219 Soruşturma, 2016/10393 Esas, 2016/8633 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.10.2017 tarihli ve 2016/856 Esas, 2017/626 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.02.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/441 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2020 tarihli ve 2016/856 Esas, 2017/626 Karar sayılı ek kararı ile erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın aynen infaz kararına itiraz ettiği, mercii Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2021 tarihli ve 2020/917 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. B. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/441 Esas ve 2020/32 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 05.02.2019 ve 26.04.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2019 tarihli ve 2019/11538 Soruşturma, 2019/15403 Esas, 2019/12084 sayılı iddianamesi ile Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.01.2020 tarihli ve 2019/441 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 1. Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2016/856 Esas, 2017/626 Karar sayılı kararı yönünden; Bursa 16. Asliye Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanığın denetim süresi içerisinde 05.02.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bursa 16. Asliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarihli ve 2016/856 Esas, 2017/626 Karar sayılı ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2021 tarihli ve 2020/917 değişik iş sayılı kararlarının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar sanığa tebliğ edilmiş ise de, karar içeriğinde karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen eylemlerin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırıdır. 2. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/441 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı yönünden ; 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 25.07.2015 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.09.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığından kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır. 3. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden; Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesi ve Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesindeki her iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, sanığın tüm eylemlerine ilişkin olarak ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2016/856 Esas, 2017/626 Karar sayılı kararı ile Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/441 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2025 tarihinde karar verildi.