Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/868 E. 2023/11413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/868
- Karar No
- 2023/11413
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2018/331 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/1625 Esas, 2021/795 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, 2. Her ne kadar ele geçirilen uyuşturucunun tamamının kendisine ait olduğunu söylese de bunun ailesinin olayı öğrenmemesi amaçlı olduğuna ve diğer sanıklarla birlikte kullanacaklarına, 3. Ele geçirilen maddenin 4 kişi kullanılacağı düşünüldüğünde kullanım sınırında olduğuna, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli (aracın motor kısmında bulunan hava filtresinde) ve miktarı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanık ... her ne kadar uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, ele geçen uyuşturucu maddeyi de kendi kullanımı için almış olduğunu savunmuş ise de; hiç tanımadığı bir kişinin kendisine uyuşturucu madde satmayı teklif etmesinin ve 1.000,00 TL karşılığında aldığı uyuşturucu maddenin verdiği paraya göre miktar olarak daha fazla olduğunu anlamasına rağmen dolandırıldığını düşünmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın soruşturma aşamasında uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, diğer iki sanık ve ssç'nin uyuşturucu madde ile herhangi bir ilgileri olmadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar ve ssç ile birlikte kullanacakları şeklindeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç konusu maddenin ele geçtiği yerin özelliği, sanığın parmak izinin bulunması, aracın sürücülüğünü sanığın yapması ve dosya kapsamına göre sanığın ikrarının sonuca etkili olmadığı ve mahkemenin uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin uygulanmasına, suçun vasfına, sübutuna ve ceza miktarına ilişkin takdirinde ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yeterli incelemenin yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/1625 Esas, 2021/795 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına "...tamamının tahsil edileceğine" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.