Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23293 E. 2025/7356 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23293
Karar No
2025/7356
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 20.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/15056 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119465 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119465 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 08.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden dolayı sanık hakkında başlatılan soruşturma evresi sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2015 tarihli ve 2015/37463 soruşturma, 2015/503 sayılı kararını müteakip, yasal 10 günlük sürede Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmeyerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedbir kararını ihlal ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın "…sanığın kendisine tebligat ulaşmadığı, ulaşsaydı tedavi olmak istediği için denetime uyacağı yönündeki savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli kanıt elde edilemediğinden..."gerekçesiyle beraatine dair Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/885 esas, 2015/1073 sayılı kararını müteakip, anılan Mahkemesince denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devam etmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasını takiben, sanığın aynı eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2016 tarihli ve 2016/2353 soruşturma, 2016/281 sayılı kararını müteakip, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/740 esas, 2019/799 karar sayısı ile karar verilmiş ise de; 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." şeklinde hüküm çeşitleri tahdidi olarak sayılmış olup, anılan Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın 08.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bursa 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli kararı ile beraatine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2015 tarihli ve 2015/37463 Soruşturma, 2015/503 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli ve 2015/37463 Soruşturma, 2015/20202 Esas, 2015/18437 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/885 Esas, 2015/1073 Karar sayılı kararı ile, sanığın kendisine tebligat ulaşmadığı, ulaşsaydı tedavi olmak istediği için denetime uyacağı yönündeki savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunun tam olarak anlaşılamadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına müzekkere yazılmasına karar verildiği, beraat kararının 04.01.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, D. Beraat kararının kesinleşmesi ve Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmasından sonra; 08.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2016 tarihli ve 2016/2353 Soruşturma, 2016/281 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 29.02.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2016 tarihli ve 2016/2353 Soruşturma, 2016/11376 Esas, 2016/9472 sayılı iddianamesi ile Bursa 24.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, F. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/449 Esas, 2016/472 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 06.09.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, G. Sanığın denetim süresi içerisinde 07.03.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.10.2019 tarihli ve 2019/740 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. H. Dosyalar kapsamına göre; 5721 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." şeklinde hüküm çeşitleri tahdidi olarak sayılmış olup, anılan Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanığın 08.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/885 Esas, 2015/1073 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği gözetilerek CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca "davanın reddine" karar verilmesi gerekirken, aynı eylem nedeniyle yeniden soruşturma yapılarak mükerrer kamu davası açılması ve yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. I. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/740 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle verilmiş bir hüküm bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca davanın REDDİNE " Şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23293, K. 2025/7356, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23293-e-2025-7356-k-ffe3b3a62eab