Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23233 E. 2025/4604 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/23233
- Karar No
- 2025/4604
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/255 E., 2018/662 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 53 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özfü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/14629 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118592 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118592 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğ edildiği ancak bu aşamada da şüpheliye erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun hatırlatılmadığı ve TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava açılarak yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi de usulsüz olduğundan, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının 15 gün olarak gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise; sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/06/2017 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının itiraz süresinin gösterilmediği sanık hakkında denetime başlanmasının ise sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla şüpheliye usulüne uygun itiraz hakkı tanınmadan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği cihetle, mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 15.05.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2015 tarihli ve 2015/12773 Soruşturma, 2015/751 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz başvurusu süresi ve yolu gösterildiği, sanığın soruşturma aşamasında beyan ettiği adreslerden birine çıkartıldığı, tebligatın sanığın ablası tarafından 04.06.2015 tarihinde tebliğ alındığı, tedbirin infazı için tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2016 tarihli ve 2015/12773 Soruşturma, 2016/6776 Esas, 2016/4871 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 2016/584 Esas, 2017/61 Karar sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 01.03.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, D. Durma kararı üzerine Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2017 tarihli ve 2017/8231 soruşturma, 2017/591 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca şüpheli hakkında ilk erteleme kararından kalan süre kadar kamu davasının açılmasının ertelenmesine, kararın bir suretinin, şüpheliye bildirimi ve ilk erteleme kararı uyarınca denetimin kaldığı yerden devamı amacıyla şüphelinin ikametgah yeri itibariyle ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2018 tarihli ve 2017/8231 Soruşturma, 2018/3956 Esas, 2018/2524 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, F. Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.10.2018 tarihli ve 2018/255 Esas, 2018/662 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 2016/584 Esas, 2017/61 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından kalan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildikten sonra ihlâl halinde Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 2016/584 Esas, 2017/61 Karar sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği, bu kapsamda tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinden bahisle düzenlenen 03.04.2018 tarihli iddianame ile Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/255 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasının, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 2016/584 Esas, 2017/61 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya söz konusu birleştirme önerisi "ihbar" kabul edilerek, 07.02.2017 tarihli durma kararına esas dava dosyası yeni esasa kaydedilerek, yargılama devam edilmesi gerekirken yeni bir iddianame ile dava açılıp yargılama yapılarak mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun'a aykırı ise de; delillerin birlikte değerlendirilmesi, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin tespiti halinde yeniden durma kararı verilip verilmeyeceği ve mükerrer dava olup olmadığının tartışılması ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2018/255 Esas, 2018/662 Karar sayılı kararı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.