Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22170 E. 2025/5440 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22170
- Karar No
- 2025/5440
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2022/309 E., 2023/101 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/10392 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/115470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/115470 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 karar sayılı ilamında yer alan "... sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11.08.2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2022/309 esas, 2023/101 sayılı ek kararı ile Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli ve 2022/1030 esas, 2023/403 sayılı ek kararların hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun’un 58/1-2. maddesinde yer alan “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 26.04.2022 ve 01.07.2022 tarihlerinde işlemiş olduğu suç nedeniyle yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, ancak adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alındığı anlaşılan Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2017 tarihli ve 2017/231 esas, 2017/394 sayılı kararının, 20.06.2017 tarihinde kesinleştiği, yerine getirme tarihinin ise 20.06.2018 olduğu, üç yıllık sürenin 20.06.2021 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 23.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarihli ve 2021/10128 Soruşturma, 2021/266 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 02.04.2021 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilerek 20.04.2021 tarihinde kesinleştirildiği ve 04.06.2021 tarihinde tedbirin infazı için Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, hastaneye sevkedilen şüphelinin 01.03.2022 ve 26.04.2022 tarihlerinde yapılan tahlillerinde uyuşturucu madde tespit edilmesi üzerine dosyanın kapatılarak 25.05.2022 tarihinde Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2022 tarihli ve 2021/10128 Soruşturma, 2022/7081 Esas, 2022/4819 sayılı iddianamesi ile Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.02.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 01.07.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2022 tarihli ve 2022/15978 Soruşturma, 2022/5478 Esas, 2022/4259 sayılı iddianamesi ile Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.03.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı dikkate alındığında, sanık hakkında tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/101 Karar sayılı ek kararı ile Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/403 Karar sayılı ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 58/1-2. maddesinde yer alan "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, Dosyalar kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 23.01.2021 ve 01.07.2022 tarihlerinde işlemiş olduğu suç nedeniyle yapılan yargılamalar sonunda mahkumiyetine, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, adlî sicil kaydında yer alan ve kanun yararına bozma istemine konu her iki kararda tekerrüre esas alındığı anlaşılan Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2017 tarihli ve 2017/231 Esas, 2017/394 Karar sayılı kararının, 20.06.2017 tarihinde kesinleştiği, yerine getirme tarihinin ise 20.06.2018 olduğu, üç yıllık sürenin 20.06.2021 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, 1. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararı yönünden; İnceleme konusu dosyada suç tarihinin 23.01.2021 olduğu, zincirleme suça esas teşkil eden suç tarihinin ise 26.04.2022 olduğu, zincire dahil suçların herbirinin bağımsızlığını koruduğu dikkate alınarak tekerrür uygulamasında 23.01.2021 tarihli eylemin esas alınması gerektiği, tekerrüre esas ilamın infaz tarihi 20.06.2018 olup infazdan itibaren 3 yılık süre dolmadan 23.01.2021 tarihinde atılı suçu işlediği, dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmasının Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararı yönünden; İnceleme konusu dosyada suç tarihinin 01.07.2022 olduğu, tekerrüre esas ilamın infaz tarihi 20.06.2018 olup infazdan itibaren 3 yıllık süre dolduktan sonra 01.07.2022 tarihinde atılı suçu işlediği, dolayısıyla anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, B. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararı yönünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, C. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca; Hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 4. paragrafının hükümden ÇIKARILMASINA, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.