Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/19595 E. 2024/16295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19595
- Karar No
- 2024/16295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2023/431 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi onbeş gün olarak gösterilerek taraflar temyiz süresinde yanıltıldığından temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabul edildiği, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/381 Esas, 2014/407 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin (Kapatılan) 11.06.2020 tarihli ve 2019/3199 Esas, 2020/2782 Karar sayılı kararı ile; "1- 25.09.2012 tarihli kolluk tutanağı, parmak izi inceleme raporu, ankesör kart detayları inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan rutin kontrol kapsamında haklarındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen sanıklar ... ve ... ’in bulunduğu aracın durdurulduğu, araç içerisinde 8175 gr esrar elde edilebilecek kenevir bitkisi ile toplamda 13.030 gr toz esrarın ele geçirildiği, ele geçen uyuşturucu maddenin bulunduğu “siyah poşet üzeri şeffaf koli bandı yapışıklı materyal” olarak belirtilen poşet üzerindeki koli bandının yapışkan iç yüzeyinden elde edilen parmak izinin sanığın sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraat kararı verilmesi, 2- Sanık hakkında 27.11.2012 tarihli başka bir eylemi nedeniyle 10.12.2012 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 04.11.2015 tarihli, 2012/546 esas, 2015/320 karar sayılı karar ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, incelemeye konu dosyada 25.09.2012 tarihli eylemi nedeniyle 29.11.2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, her iki eylem arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakla, anılan iki dosyanın birleştirilip bütün deliller birlikte değerlendirilerek veya Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin söz konusu dosyasına hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı ya da onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konulduktan sonra ve her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2020/293 Esas, 2023/431 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi özetle; Kesin delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.