Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/19277 E. 2025/1831 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19277
- Karar No
- 2025/1831
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/158 E., 2023/78 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Beraat (sanıklar ...,...,..., ve .... hakkında) 2. Mahkûmiyet (Diğer sanıklar hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyizin reddi kararının onanması (sanık ... hakkında) 2. Düzeltilerek onama (sanık ... hakkında) 3. Onama (sanıklar H...,...,..., ve T... hakkında) 4. Bozma (sanık ... hakkında) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... müdafiinin 26.04.2023 tarihli ek karara ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanık müdafiine 09.03.2023 tarihinde tefhim edilen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 21.03.2023 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; kanuna uygun olarak verilen 26.04.2023 tarihli ret kararının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde; Bozmaya uyulduğu, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak hakkında ayrı soruşturma yürütülen sanığın 09.04.2009 tarihinde diğer sanık ...'ın evinde ele geçirilen uyuşturucu madde ve hassas terazi ile ilgisinin bulunduğuna, sanık ...'ın verdiği uyuşturucu maddeleri kullanıcı şahıslara ulaştırdığına, dolayısıyla atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D. Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün CMK’nın 302. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün (A) bendinin (1.) fıkrasından sonra gelmek üzere “Sanık ...'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 17.400 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” fıkrasının yazılması suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, E. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ... ve ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna veya bu uyuşturucu maddeleri temin ettiğine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığından; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, F. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Bozmaya kısmen uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ise; sanığın 09.04.2009 tarihli eylemi sabit ise de; 08.11.2008 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Şahin'e kargo yoluyla gönderdiği esrarın ele geçirildiği olayda, kolluk görevlileri tarafından yapılan arama işlemine dayanak olarak belirtilen "Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2008 gün ve 2008/S-37 sayılı Arama-Yakalama-Üst Arama ve El Koyma Kararı Talebi yazıları"nın araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın zincirleme suç hükümleri yönünden hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, G. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ise ; sanığın 09.11.2008 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'ta ele geçen esrarı temin ettiği sabit ise de; sanığın savunmasının aksine, 04.11.2008 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'te ele geçirilen esrar ile ilgisi bulunduğuna dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.