Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16972 E. 2024/48 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16972
Karar No
2024/48
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E., 2023/297 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın "beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin temyizde hukuki yararının bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Şüpheli hakkında, 20/05/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2017 tarihli ve 2017/99383 Soruşturma, 2017/1500 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 28.07.2017 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 05.09.2017 tarihinde İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2017 tarihli ve 2017/99383 Soruşturma, 2017/33518 Esas, 2017/23748 sayılı iddianamesi ile İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2017/582 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, D. İnceleme konusu suçun işlenmesinden önce; Sanık hakkında, 21.12.2006 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2007 tarihli ve 2007/2649 Soruşturma, 2007/876 Esas, 2007/86 sayılı iddianamesi ile İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2007 tarihli ve 2007/43 Esas, 2007/122 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 10.09.2014 tarihli ve 2009/11818 Esas, 2014/7132 Karar sayılı karar ilamı ile hükmün bozulmasından sonra, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2014 tarihli ve 2014/365 Esas, 2014/491 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.01.2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Adalet Bakanlığının, İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2017/582 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması talebi üzerine, Dairemizin 13.03.2023 tarihli ve 2022/8537 Esas, 2023/2049 Karar sayılı kararı ile, Sanığın 20.05.2017 tarihli eylemini, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 05.01.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesinin Kanun'a aykırı olduğu gerekçesiyle, İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2017/582 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi özetle; beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/416 Esas, 2023/297 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın "beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin temyizde hukuki yararının bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ancak; eylemin, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 05.01.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında "düşme" kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/416 Esas, 2023/297 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16972, K. 2024/48, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-16972-e-2024-48-k-40701c6a5abc