Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16537 E. 2025/1099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16537
- Karar No
- 2025/1099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/56 E., 2022/252 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 13.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/9114 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92448 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92448 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2022 tarihli kararına konu dosyada, sanığın 13.09.2020 tarihindeki kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/96357 nolu soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben, sanığın denetim serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında yukarıda izah edilen şekilde mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği; 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; yine Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2019/8201 Esas ve 2021/8593 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2020 tarihli ve 2020/96357 Soruşturma, 2020/5265 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" olarak ve itiraz merciinin "İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği" olarak gösterildiği, kararın, şüphelinin bilinen en son adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, şüpheliden alınan tahlil sonuçlarına göre yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2022 tarihli ve 2020/96357 Soruşturma, 2022/271 Esas, 2022/206 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.04.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 13.09.2020 tarihli eylem nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.10.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar içeriğinde, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" olarak ve itiraz merciinin "İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği"
olarak gösterildiği, kararın, şüphelinin bilinen en son adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve erteleme kararının kesinleşmesinin ardından, tedbirin infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının tebliği üzerine yükümlünün başvurarak denetime başladığı ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, yükümlüden alınan tahlil sonuçlarına göre yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırıldığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2022 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sübut bulan eylemi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi içeriği kapsamında, herhangi bir Kanun’a aykırılık görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.