Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13548 E. 2024/26046 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13548
Karar No
2024/26046
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ: ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.06.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/7446 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66762 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66762 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 29.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2014 tarihli ve 2014/1865 Soruşturma, 2014/25 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 18.07.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2017 tarihli ve 2014/1865 Soruşturma, 2017/391 Esas, 2017/379 sayılı iddianamesi ile Sapanca Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2019 tarihli ve 2017/470 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yolu gösterilmiş ise de, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla, sanığın ihlâl kabul edilen 18.07.2017 tarihli eyleminin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince, açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2017/470 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13548, K. 2024/26046, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13548-e-2024-26046-k-9fdd7cd0ad7a