Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13505 E. 2024/25229 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13505
Karar No
2024/25229
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararı ile, hükümlünün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması nedeniyle yasaklanmış haklarının geri verilmesine karar verildiği, ek kararın istinaf edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/30647 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64742 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64742 sayılı Kanun yararına bozma isteminin; " Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/106 Karar sayılı asıl kararından sonra verilecek her bir kararın ek karar olarak nitelendirilmesi gerekeceği ve bu anlamda Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2014/66 Esas sayılı kararında ek karar ibaresi ve karar sayısının belirtilmemesinin maddî bir hatadan kaynaklandığı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talebinin kabulü ile yasaklanmış hâkların iadesine karar verilmiş ise de, yasaklanmış hâkların geri verilmesine ilişkin karara dayanak teşkil eden 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu 13/A maddesinde yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hâk yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hâkların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, memnu hâkların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olmasının gerektiği, ancak somut olayda mahkûm olunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının infazının, 24.04.2020 tarihinde tamamlanmış olması karşısında, yasaklanmış hâkların iadesine ilişkin kararın verildiği 29.06.2022 tarihinde 3 yıllık sürenin dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Sanık hakkında, 26.01.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 188/4 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 12.02.2016 tarihinde kesinleştiği, adli para cezasının 29.09.2017 tarihinde, 6 yıl 3 ay hapis cezasının 24.04.2020 tarihinde infaz edildiği, B. Sanığın 31.05.2022 tarihli dilekçesi ile memnu hakların iadesini talep etmesi üzerine, Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.06.2022 tarihli ve 2014/66 Esas sayılı ek kararı ile; hükümlünün "yasaklanmış haklarının geri verilmesine" karar verildiği, ek kararın kanun yoluna gidilmeden 14.07.2022 tarihinde kesinleştiği, C. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce kanuna aykırılık ihbarında bulunulduğu, Anlaşılmıştır. D. Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/106 Karar sayılı asıl kararından sonra verilen Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2014/66 Esas sayılı kararında ek karar ibaresi ve karar sayısının belirtilmemesi maddî hata kabul edilerek yapılan incelemede; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun 13/A maddesinde yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a. Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b. Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Somut olayda; sanığın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûm olduğu 6 yıl 3 ay hapis cezasının 24.04.2020 tarihinde, adli para cezasının ise 29.09.2017 tarihinde infaz edildiği, memnu hakların iadesine ilişkin kararın verildiği 29.06.2022 tarihinde, hapis cezasının infazından itibaren 3 yıllık sürenin henüz dolmadığı, mahkemesince yapılacak değerlendirmede, cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması ve sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık süre geçmemiş olduğundan mahkemece, talebin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2014/66 Esas sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13505, K. 2024/25229, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13505-e-2024-25229-k-6e242a402647