Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13499 E. 2024/24897 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13499
- Karar No
- 2024/24897
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.06.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2021/22333 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/63693 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/63693 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; 1-Sanığın daha evvel 28/04/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2015 tarihli ve 2014/754 esas, 2015/122 sayılı kararı ile, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 26/03/2015 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı nazara alındığında, sanığın incelemeye konu 10/09/2016 tarihli eylemini Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, Mahkemesince “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Sanığın incelemeye konu 10/09/2016 tarihli eyleminin müstakil bir suç olmadığı, sanığın benzer suçtan hakkında ilk kez Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu nazara alındığında, sanığın 10/09/2016 tarihli eylemine ilişkin olarak 18/01/2017 tarihinde verilen ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli olarak değerlendirilen 10/06/2017 tarihli eyleminin incelemeye konu dosya yönünden zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla birleşen dosyadaki yani hatalı olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli olduğu değerlendirilen 10/06/2017 tarihli eyleminin müstakil suç oluşturduğu gözetilerek, sanık hakkında bu eylem yönünden hüküm kurulması gerekirken, sanığın zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâl niteliğinde olan 10/09/2016 tarihli eylemine konu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 10.09.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2017 tarihli ve 2016/31976 soruşturma, 2017/172 sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 09.02.2017 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.Şüphelinin, 16.07.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde bulundurması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2018 tarihli ve 2016/31976 Soruşturma, 2018/6639 Esas, 2018/4161 sayılı iddianamesi ile Dİyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.05.2019 tarihli ve 2018/297 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2014/754 Esas ve 2015/122 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 28.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının11.06.2014 tarihli ve 2014/52298 Soruşturma, 2014/24213 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2.Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2014/754 Esas ve 2015/122 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 26.03.2015 tarihinde kesinleştiği Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2014/754 Esas ve 2015/122 Karar sayılı kararı ile, anığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 26.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 10.09.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 10.09.2016 tarihli eylemini, Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 26.03.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, sanığın 16.07.2017 tarihli aynı nitelikteki suçu yönünden ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2018/297 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.