Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/8594 E. 2023/11273 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8594
- Karar No
- 2023/11273
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Antalya (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2012/728 Esas, 2012/1258 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 25.12.2012 tarihli kararın, sanığın MERNİS adresi ile aynı olan bilinen son adresinde, babasının sanığın askerde olduğunu beyan edip imzadan imtina etmesi üzerine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 03.01.2013 tarihinde muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, sanığın dosyaya sunduğu terhis belgesinden tebliğ tarihinde askerde olmadığının anlaşılması yanında babasına haber verildiğine ilişkin şerh de bulunmaması nedeniyle yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu kapsamda mahkûmiyet kararının kesinleşmemesi ve eski hale getirme taleplerini inceleme merciinin Yargıtay olması karşısında İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2022 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek, sanığın eski hale getirme talebinin kabulüyle, öğrenme ile temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine yönelik gerekçeli kararın tebliğ tarihinde Niğde Bor 21. Ana İkmal Merkez Komutanlığında er olduğu anlaşılan sanığa 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşıldığından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri karar tebliğinin usulsüz olduğu, kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz dilekçesinin 28.02.2012 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.