Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/2810 E. 2023/11538 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2810
Karar No
2023/11538
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/372 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/2111 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosya kapsamında yer alan muhbir görüşme tutanağının, fiziki takip ve olay tutanağının, uzmanlık raporunun, uyuşturucu madde kullanımına ilişkin analiz raporunun, cezai sorumluluğa ilişkin adli tıp raporunun, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları yönünden yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunun içerikleri ile haklarında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar Erol ve Hasan'ın kollukta müdafii huzurunda alınan beyan ve teşhisleri ile tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin keşifte ve mahkeme huzurundaki yeminli beyanları birlikte değerlendirildiğinde, muhbirin yer ve eşkal bilgileri bildirerek yaptığı ihbar üzerine olay yerine gidildiğine eşkale uyan sanıkların belirtilen yerde görüldüğü, kısa süre sonra olay yerine gelen tanık Erol'un sanık ... ile konuştuğu ve Serdar'ın bisikleti ile uzaklaşıp, 1-2 dakika sonra olay yerine gelerek tanık Erol 'a bir şeyler verdiği, ardından ise Serdar'ın diğer sanık ...'ın yanına giderek ona bir miktar para verdiği, tanık Erol kesintisiz takip sonucunda durdurulduğunda, üzerinde bulunan 2 adet pembe renkli porsche ibareli ecstasy hapı teslim ettiği; devam eden fiziki takipte tanık Hasan'ın olay yerine gelerek sanıklarla konuştuğu, ardından sanık ...'ın bisikleti ile oradan uzaklaştığı ve 1-2 dakika sonra gelerek hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" ilişkin verilen karar kesinleşen temyiz dışı sanık Serkan'a bir şeyler verdiği ve Serkan'ın da tanık Hasan ile aralarında bir şeyler alıp verdikleri, akabinde sanık Serkan'ın, sanık ...'a bir miktar para verdiği; devam eden fiziki takip sonucu tanık Hasan durdurulduğunda 1 adet pembe renkli porsche ibareli ecstasy hapı teslim ettiği; ara yakalamaların ardından olay yerine gidildiğinde, kolluk görevlilerini gören sanıkların kaçmaya çalıştıkları ve kademeli güç kullanılarak yakalandıkları, sanık ...'da 45,00 TL, sanık ...'da 20,00 TL, sanık Serkan'da ise 10,00 TL paranın ele geçtiği, suç unsuruna rastlanmadığı olayda; ihbarın, ihbarla örtüşen fiziki takip tutanağının içerikleri, tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin huzurdaki beyanları, teşhis tutanakları, yakalanan uyuşturucu maddelerin aynı tür ve nitelikte olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanıklar Serdar ve Sinan'ın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre alt sınırdan belirlendiği, eylemin okula 200 metreden yakın mesafede işlenmesi nedeniyle 1/2 oranında arttırım uygulandığı, 12-15 yaş aralığında bulunan diğer sanık Serkan'ın, suçun hukuki anlam ve sonucunu algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmediği, dolayısıyla "iştirak iradesi" bulunmadığı anlaşılmakla, suçun üç kişi ile birlikte işlendiği kabul edilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan arttırım nedeninin uygulanmadığı, 15 -18 yaş aralığında olmaları nedeniyle aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim ve ardından 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümler, sanıklar Sinan ve Serdar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmamış ve aldırılmama nedeni gerekçede gösterilmemiş ise de, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanıklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılması yasal bir zorunluluk olmadığından; İlk Derece Mahkemesinin sanıkların tanıklara birlikte uyuşturucu madde sattıkları kabul edildiği halde, haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı, ancak dosya kapsamına göre tanık Erol'a sanık ...'ın; tanık Hasan'a ise sanık ... ve hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilen sanık Serkan'ın birlikte uyuşturucu sattıkları anlaşılmakla, bu haliyle sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince sanık Serkan hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiğinden, diğer sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmadığı belirtilmiş ise de, dosya kapsamına göre, sanıkların iki ayrı uyuşturucu madde satışında da üç kişi ile birlikte hareket ettiklerinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla ilgili fıkranın uygulanma koşulları bulunmadığından, bu hususların eleştiri konusu yapıldığı belirtilerek, yargılama giderleri, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılması gereken ihtarat ve kazanç müsaderesine ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın sekizinci paragrafında, sanık ... hakkındaki hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre ihtarat yapılması gerektiğine ilişkin düzeltme nedeni gösterilirken, maddi hata sonucu, "Serdar " yerine "Serkan" isminin yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/2111 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/2810, K. 2023/11538, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-2810-e-2023-11538-k-64edb4933fd3