Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/16779 E. 2024/24630 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16779
Karar No
2024/24630
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. 5271 sayılı CMK'nın "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir kararın dosya kapsamında bulunmadığı ve mahkemece sanığın eyleminin sübutunun gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara dayandırıldığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesine göre, sanığa atılı suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir. 1. Yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir kararın dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya arasına alınması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgiler delil olarak değerlendirilemeyeceğinden, suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma-temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacıların 5271 sayılı CMK'nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip, hükme esas alınan olaya ilişkin olarak detaylı bir biçimde beyanlarının alınması, gizli soruşturmacıların aktif hareketleri ile sanığı suça teşvik etmeden veya yönlendirmeden elde ettikleri delillerin hukuka uygun olacağı gözetilerek, sanığın hâkim huzurundaki beyanları da dikkate alınarak, dosya içeriğine göre uyuşturucu madde alışverişine ilişkin ilk aktif hareketin gizli soruşturmacıdan mı sanıktan mı geldiği hususu tartışılmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve 2021/7571 Değişik İş sayılı 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirmesine ilişkin kararının aslı ya da onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/16779, K. 2024/24630, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-16779-e-2024-24630-k-ba40d7aab193