Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/16195 E. 2024/396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16195
- Karar No
- 2024/396
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/311 E., 2021/936 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/311 Esas, 2021/936 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/17966 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135421 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135421 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı, usûlüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2018 tarihli ve 2018/781 soruşturma, 2018/37 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın 21.05.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 30.10.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2019 tarihli ve 2018/781 Soruşturma, 2019/19 Esas, 2019/19 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2019/21 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13.05.2019 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 06.02.2020 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.09.2021 tarihli ve 2021/311 Esas, 2021/936 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yoluna başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle 30.10.2018 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/311 Esas, 2021/936 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.