Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/13739 E. 2024/181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13739
- Karar No
- 2024/181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/754 E., 2022/1023 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/107 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/109 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/109 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/109 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis ve 93.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve karar verilmiştir. C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2020/836 Esas, 2021/737 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. D. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/107 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 25 yıl hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve karar verilmiştir. E. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/754 Esas, 2022/1023 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, 2. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin karar sonucu tespit edilen görüşmelerin sanığa ait olmadığına, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 09.01.2019 tarihli eylemi bakımından yapılan değerlendirme; Sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen ve iletişimin tespiti tedbiri uygulanan GSM hattı üzerinden sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan Ahmet ile yaptığı telefon görüşmelerinde, tanık ve sanığın uyuşturucu madde ticaretine yönelik olduğu değerlendirilen şüpheli konuşmalar yaptıkları ve bu amaçla buluşacakları değerlendirilerek, fiziki takip yapıldığı, sanık ile tanık Ahmet’in buluşarak tokalaşır şekilde hareket yaparken birbirlerine birşeyler verdiklerinin görüldüğü, ayrıldıktan bir süre sonra Ahmet’in kolluk görevlilerince durdurulduğu ve üzerinden uzmanlık raporuna göre eroin olduğu tespit edilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; tanık Ahmet'in aşamalarda istikrarlı beyanları ve mahkeme huzurundaki teşhisi, iletişimin tespiti tutanakları ve fiziki takip tutanağı ile, bu tutanaklarla uyumlu tutanak mümzilerinin beyanları, sanık ile görüşmesinden sonraki kesintisiz takibi sonucunda tanık Ahmet'in üzerinde eroin türünden uyuşturucu madde ele geçmesi göz önüne alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilememiş, sanığın 09.01.2019 tarihinde 18 yaşından küçük tanık Ahmet'e Atatürk İlköğretim Okuluna 78 metre ve Cizre Huzur Camiine 98 metre mesafe bulunan yerde eroin türünden uyuşturucu madde satmak eylemi sabit görülmüştür. Sanığın 21.01.2019 tarihli eylemi bakımından yapılan değerlendirme; 21.01.2019 tarihli tutanak içeriğine göre hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan Serdar'ın yapılan üst aramasında uzmanlık raporuna eroin olduğu tespit edilen bir fişek uyuşturucu maddenin geçirildiği olayda; tanık Serdar'ın aşamalarda istikrarlı beyanları ve mahkeme huzurundaki teşhisi, sanık ...'in tanık beyanlarıyla uyumlu olay anlatımı ve bu kapsamda tevilli ikrarını içeren ve kendisinden herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve hakkında herhangi bir fiziki takipte yapılmayan sanığın 21.01.2018 tarihli olayda atılı suçu işlediğine ilişkin; tanık Serdar'ın soyut beyanı dışında mahkûmiyetine yeter, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı aşamada ikrarda bulunması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bulunan beyanları göz önüne alındığında, sanığın 21.01.2019 tarihinde tanık Serdar'a eroin türünden uyuşturucu madde satmak eylemi sabit görülmüştür. Ancak sanığın beyanlarının bu eylemi bakımından 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri kapsamında olduğu değerlendirilmekle beraber, sanığın sabit görülen 09.01.2019 ve 21.01.2019 tarihli eylemlerinin suç tarihleri ile iddianame tarihleri göz önüne alındığında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre zincirleme suç hükümleri kapsamında olduğu, bu halde sanığın cezasının sanıktan uyuşturucu madde alan Ahmet'in 18 yaşından küçük olması, uyuşturucu madde satmış olduğu yerin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerlere 200 metreden yakın olması ve eroin türünden uyuşturucu madde hakkında işlenmiş olması nedeniyle daha ağır olan ve etkin pişmanlık içermeyen 09.01.2019 tarihli eylemi bakımından belirlemek gerektiği değerlendirilmiş, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/754 Esas, 2022/1023 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.