Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/13154 E. 2024/24608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13154
Karar No
2024/24608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, 7. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 8. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 9. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın istinaf aşamasında isimlerini belirttiği ve hakkında sanık ya da müdafii tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesi hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına, iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın istinaf aşamasında ismini verdiği buluştukları iş yerinin sahibi isimli şahıs hakkında sanık ya da müdafii tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesi hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/13154, K. 2024/24608, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-13154-e-2024-24608-k-2884bf1dfe11