Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12405 E. 2024/23332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12405
- Karar No
- 2024/23332
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına 6. Zincirleme suç hükümlerinin hukuka aykırı olarak uygulandığına, İlişkindir. Mahkeme tarafından hükme esas alınan her iki eylem arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakta ise de; her iki eylem arasındaki zaman aralığının uzunluğu, sanığın her olay sonrası ilgili ifadesinin alınması nedeniyle iki olay arasında fiili kesintinin gerçekleşmiş olması, her iki olayda ele geçirilen suç konu maddelerin çeşitlerinin farklı olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın iki eyleminin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, her iki suça konu eylemlere ilişkin olay tutanakları ve iddianame içeriğindeki anlatım dikkate alınarak her bir eylemden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması yerine 5327 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme şekilde cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmişse de; karşı temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arama kararı ve işleminin Kanun'un aradığı şartları taşıdığı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.