Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11546 E. 2023/7794 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11546
Karar No
2023/7794
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/375 E., 2018/135 K. HÜKÜMLÜ SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2016/375 Esas, 2018/135 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 07.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.06.2022 tarihli ve 2022/3143 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95422 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95422 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanık hakkında 10.05.2014 tarihinde işlenen aynı nev'i suçtan daha önce Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 tarihli ve 2014/142 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararı ile kurulan hükmün 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince açıklanması geri bırakılarak, sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın 06.01.2015 tarihinde kesinleştiği, mevcut incelenen kararın suç tarihinin 01.10.2016 olması ve söz konusu suçun Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi sebebiyle, ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği gözetilerek mahkemesince açılan kamu davasında düşme kararı verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 31.10.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2016 tarihli ve 2016/5549 Soruşturma, 2016/1613 Esas, 2016/1577 sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı, B. Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2016/375 Esas, 2018/135 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya arasında bulunan Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 tarihli ve 2014/142 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Sanığın 10.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2014 tarihli ve 2014/1092 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Erzincan 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 tarihli ve 2014/142 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/375 Esas, 2018/135 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/654 Esas, 2018/686 Karar sayılı kararı ile , hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği, 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.10.2021 tarihli ve 2019/4145 Esas, 2021/1876 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 tarihli ve 2014/142 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.01.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 31.10.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 31.10.2016 tarihli eylemini, Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 06.01.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında, mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2016/375 Esas, 2018/135 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11546, K. 2023/7794, T. 18.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-11546-e-2023-7794-k-ceaab6f614d9