Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4889 E. 2025/6183 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4889
Karar No
2025/6183
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/191 E., 2016/8 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama (sanık ... hakkında) 2. Bozma (sanıklar ... ve ... hakkında)

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ... ve ...'da ele geçen uyuşturucu maddelerin sanıklar tarafından verildiğine ya da satıldığına ilişkin görgüye dayalı tespit yapılamadığı, ... ile ....'ın sanıklar aleyhine beyan ve teşhislerinin bulunmadığı gözetilerek, ... ve ....a uyuşturucu madde satma eylemi sabit görülmeyerek yapılan incelemede:

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden : Suç tarihinde, sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmediği, sanığın kanında esrar metabolidi bulunduğunun tespit edildiği, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak yakalandıkları alanda esrar kullanmak amacıyla bulunduğunu beyan ettiği, savunmasının aksine, sanık ...'in kendisine ait olduğunu beyan ettiği 13 paket esrar ile ilgisi olduğuna ve sanık ...'in suçuna iştirak ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden : Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1.Yukarıda (A) bendinde belirtilen bozma nedenine göre bir fiil üzerinde aynı amaç doğrultusunda en az üç sanığın iradesinin birleşmesi hali oluşmayacağından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

2. Sanığın, sanık ...'in kendisine ait olduğunu beyan ettiği 13 paket esrar ile ilgisi olduğuna ve ...'in suçuna iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı ancak, sanık ...'ın kullandığı esrarı kendisine ...'nin verdiğine ilişkin aleyhe beyanı dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada, diğer sanık ...'a esrar verdiğine ilişkin ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden : Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 11.06.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 21.08.2015 tarihli iddianame ile inceleme konusu bu davanın açıldığı; sanığın 21.07.2015 tarihinde işlediği iddia olunan eyleminden dolayı da 18.02.2016 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı ve Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/78 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve bu hükmün kesinleştiği, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, kesinleşmiş olan dava dosyasının inceleme konusu dosya arasına alınarak incelenmesi ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2. Kabul ve uygulamaya göre; a.Yukarıda (A) bendinde belirtilen bozma nedenine göre; bir fiil üzerinde aynı amaç doğrultusunda en az üç sanığın iradesinin birleşmesi hali oluşmayacağından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

b. Sanığın oturduğu yerin yakınında yerde suça konu 13 paket esrarın ele geçirilmesinden sonra, aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada, söz konusu paketlerin kendisine ait olduğunu beyan ederek ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/4889, K. 2025/6183, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-4889-e-2025-6183-k-133697575603