Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4193 E. 2023/11251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4193
- Karar No
- 2023/11251
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliklerin gözetilmesi gerektiği nedenleriyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; sanık kararı temyiz ettiğini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre) Sanığın uyuşturucu madde kullandığı, olay günü yaya giderken polislerin kendisini durdurduğu, üst aramasında uyuşturucu maddenin polis tarafından ele geçerildiği ve ekspertiz raporuyla da uyuşturucu madde olduğunun anlaşıldığı, sanık hakkında daha önceden açılmış kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçlarından İzmir 22. ve 26. Asliye Ceza Mahkemelerine kamu davası açıldığı, açılan bu davalardan sonra tekrar sanığın uyuşturucu madde ile yakalandığı, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Suç tarihi itibarıyla sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin uygulanma koşulu bulunmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. 1. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlenmesi gerektiği, ayrıca; sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açılmış olması halinde, inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olduğu ancak söz konusu dayanak dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması gerektiği hususları gözetilmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükümlülüğün “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde yapılan değişiklikler ile yine 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddeye göre, koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.