Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/3779 E. 2023/11731 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3779
Karar No
2023/11731
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükümü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2009 tarihli ve 2009/387 Esas, 2009/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karara itiraz edilmeksizin 18.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir. C. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2011 tarihli ve 2014/703 Esas, 2015/937 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 20.09.2011 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir. D. Sanığın denetim süresi içinde 18.06.2015 tarihinde işlediği "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.06.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/334 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 25.02.2016 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/162 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına dayanak teşkil eden soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin dosya içerisinde ve/veya 5271 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin (A) bendi kapsamında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 maddesinin üçüncü fıkrasının, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dair hususlar anlatılmak suretiyle hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/162 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/3779, K. 2023/11731, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-3779-e-2023-11731-k-a5564b32d5ec