Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/3308 E. 2023/11203 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3308
Karar No
2023/11203
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/856 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre) Olay tarihinde KOM Şube Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği ekiplerinin Kanuni Mahallesinde bulunan Zülfikar Parkı çevresinde yaptıkları çalışmalarda durumundan şüphelendikleri sanığın yanına giderek usulüne uygun olarak kimlik kartları gösterildikten sonra üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorduklarında sanığın yakalanacağını anlaması üzerine pantolonunun cebinden çıkarttığı beyaz kağıda sarılı maddeyi göstererek bir içimlik esrar olduğunu beyan ederek rızası ile görevlilere teslim ettiği, sanığın beyanında özetle, "daha önce bir defaya mahsus olmak üzere merakından esrar kullanmış olduğunu, teslim ettiği maddeyi ise kullanmak için aldığını ancak kullanamadan polislerin yanına gelerek üzerinde birşey varmı diye sorduklarında kendi rızasıyla polislere teslim ettiğini" belirttiği, sanık hakkında soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02.10.2015 tarihli ve 2015/16130 soruşturma ve 2015/199 Esas sayılı dava açılmasının ertelenmesine dair karar verildiği, bu kararın infazı amacıyla Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği, söz konusu denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü'nce usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanığın süresinde Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü'ne başvurmayarak denetimli serbestlik tedbirinin gereğini mazeretsiz olarak yerine getirmediği, Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 03.11.2015 tarihli ve 2015/933 DS sayılı evrakından bu hususun açıkça anlaşıldığı, böylece sanığın müsnet suçu işlediği anlaşılarak açılan kamu davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresinin, 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamasının değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/856 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/3308, K. 2023/11203, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-3308-e-2023-11203-k-4ad6d75b42ae