Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16230 E. 2025/8140 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16230
Karar No
2025/8140
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/495 E., 2021/202 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 191/10. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken, cezanın 4 yıl 2 ay 18 gün yerine 4 yıl 2 ay 15 gün olarak yanlış hesaplanmış ise de, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç hapis cezasının 3 yıl 6 ay 5 gün olarak doğru belirlendiği anlaşılmakla, bu husus sonuca etkili görülmemiştir. 1. 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 3. fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendinde; "Kişinin, erteleme süresi zarfında; Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında; 2. Bozmaya uyulduğu halde, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı suç tarihlerinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihlerinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığının sorulup belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu hususlar araştırılmadan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertlenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın sanığın dosya kapsamındaki adresine çıkartıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21/1. maddesine göre yapıldığı, Uyap'a taranan ve fiziki dosyada fotokopisi olan tebligat parçası incelendiğinde, muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu ve keyfiyetin haber verildiği komşusunun kim olduğunun belirtilmediği bu nedenle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olacağı anlaşılmakla; a. Tebligat parçasının aslı yada onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınarak, muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu ve keyfiyetin haber verildiği komşusu'nun kim olduğuna dair açıklama olup olmadığı araştırılarak, açıklama olmadığının tespit edilmesi halinde bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin usulüz olacağı, bu nedenle erteleme kararının kesinleşmeyeceği, karar kesinleşmediğinden beş yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından; dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, 3. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/390 Esas ve 2016/813 Karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelemede suç tarihinin 25.03.2016, kesinleşme tarihi 27.12.2016 olduğu, temyiz incelemesine konu suç tarihinin 21.05.2016 olması karşısında, delillerin takdiri açısından söz konusu dosyanın denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/16230, K. 2025/8140, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-16230-e-2025-8140-k-03d41599e3cb