Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/14172 E. 2026/4095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14172
Karar No
2026/4095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1043 E., 2017/1021 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/20. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/14172, K. 2026/4095, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-14172-e-2026-4095-k-4226d7121382