Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/705 E. 2026/6039 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/705
- Karar No
- 2026/6039
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/948 E., 2025/2477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/476 E., 2024/56 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın 2 15... parsel sayılı taşınmazdaki payını satış göstermek suretiyle davalı ...'ya devrettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, daha sonra bu taşınmazın yükleniciye verildiğini ve üzerine inşaa edilen binada 4 ve 5 sayılı bağımsız bölümleri davalının aldığını, yapılan devrin bağış olduğu halde satış gibi gösterildiğini ileri sürerek 4 ve 5 sayılı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkillerinin miras payı oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; davaya konu payları müvekkilinin parasını ödeyerek satın aldığını, bağış işleminin söz konusu olmadığını, müvekkilinin banka aracılığı ile devir işlemi karşılığında 7.190,00 TL ödeme yaptığını, davaya konu bağımsız bölümlerin bulunduğu bina yapılmadan önce aynı taşınmaz üzerinde dört katlı bir binanın bulunduğunu, bu binanın iki katını müvekkilinin babasının yaptırdığını, diğer iki katını ise müvekkili ve eşinin yaptığını, taşınmazda müvekkilinin kendisinin de yaptığı daireler olması nedeniyle arsa payını murise ödemek suretiyle kendi üzerine devir aldığını, bu nedenle de danışıklı / muvazaalı işlem bulunmadığını, davaya konu taşınmazın murisin tek malvarlığı olmadığını, murisin ...'da bir çok taşınmazının bulunduğunu, bu nedenle murisin mirastan mal kaçırma amacının da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hazırlanan bilirkişi raporlarından murisin davalıya yaptığı devrin toplam malvarlığı içinde çok büyük bir yer işgal ettiği, murisin miras yoluyla davacılara bıraktığı diğer taşınmazlarının değerinin davaya konu taşınmazların değerine göre önemli ölçüde az olduğunun tespit edildiği, bu gerekçelerle dava konusu olayda muris ile davalı arasında yapılan alım satım işleminin muvazaalı olduğu dolayısıyla da görünüşteki sözleşme hükmünde olduğu, yapılan satış işlemlerinin gerçek bir satış olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1).b.1 maddesi gereğince incelenen Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 630,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.