Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3736 E. 2026/4714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3736
- Karar No
- 2026/4714
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2580 E., 2026/355 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/36 E., 2025/133 K.
Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; muris ... ...’in 16.01.2004 tarihinde Milas ilçesi, ... Mahallesi 85... parsel ve aynı yer 98... parselde bulunan taşınmazlarının tamamını davalı ... ve dava dışı kardeşleri ... ve ...’e 1/3’er hisse şeklinde tapuda satış göstererek devrettiğini, 22.08.2017 tarihinde ise tapu kayıt maliklerince 85... parselin tamamının davalı ...’e, 98... parselin tamamının davalı ...’e temlik edildiğini, dava dışı mirasçısı ... ’in dava konusu taşınmazlarla ilgili Milas 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/179 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açtığını ve ilgili dosyada 08.02.2023 tarihinde yapılan keşifte 16.01.2004 tarihli 207 yevmiye nolu satış senedinde tanık olarak bulunan ... ... beyanında tarafları tanımadığını, anlaşmaya ilişkin bilgisi olmadığını ve imzanın kendisine ait olmadığını ancak imzasına benzetildiği söylediğini, tescilin sahtecilik nedeniyle yolsuz olduğunu, tapu kayıt maliklerinin de yolsuz tescili bildiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile muris adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davalının 65 parsel sayılı taşınmazı pazarlıkla 180.000,00 TL’ye satın aldığını ve satış bedelini ilgililerin banka hesabına havale yoluyla ödediğini, tanığın bugün itibariyle 82 yaşında olması nedeniyle 20 yıl önce attığı imzayı hatırlayamamasının doğal olduğunu, sahteliği ileri sürülen resmi senedin tapu sicil müdürü ve görevli memur tarafından resmi şekilde tanzim edildiğini, müfettiş incelemesinde yapılan işlemde mevzuata aykırılık tespit edilmediğini, tanıklığın tarafların iradesini sakatlayan yönü olmadığını, davalının tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davalı kardeşleri ile birlikte muristen dava konusu edilen taşınmazı satın aldığını, tanık ...’in 82 yaşında olup 20 yıl önce attığı imzayı hatırlamamasının doğal olduğunu, alım satım yapanların iradesinde bozukluk olmadığını, aradan uzun süre geçtiğinden şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, imza sahibinin bir şikayeti olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın 16.01.2004 tarihli resmi satış senedinde tanık ... ...'in imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, ilgili evraka resmiyet kazandıran ilgili kişiler davalı olarak gösterilmeden açıldığından davada pasif husumetin olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, davacı vekiline talebi doğrultusunda Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/252 Esas, 2024/1026 Karar sayılı ilamı ile muris ... ...’in terekesine ... temsilci olarak atandığı ve kararın 01.08.2024 tarihinde kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince tereke temsilcisi adına duruşma gününü bildirir usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen 16.05.2025 tarihli duruşmaya tereke temsilcisinin katılmadığı, İlk Derece Mahkemesince söz konusu duruşmada dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalkacağı, bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona ereceği ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz (ya da istinaf) hakkının miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçeceği, Mahkemece davanın usulden reddine ilişkin verilen kararının tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmediği, davacı mirasçılar tarafından istinaf edildiği, ne var ki, davacı mirasçıların davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle kararı istinaf etme hakları bulunmadığından HMK'nın 352/1.maddesi uyarınca istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gereklere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.