Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2656 E. 2026/3394 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2656
Karar No
2026/3394
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1494 E., 2026/67 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/240 E., 2025/67 K.

Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; ... ili, ...ilçesi,... köyü sınırları içerisinde bulunan...... /2 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında mera vasfıyla tespit edilerek kamu orta malı niteliğinde tescil edildiğini ancak taşınmazların kadastro öncesinde özel mülkiyete konu, tarıma elverişli ve verimli arazi niteliğinde bulunduğunu, davacı ... murisinin uzun yıllar bu taşınmazları fiilen ekip biçerek kullandığını, bu nedenle mera niteliği taşımadığını, kadastro tespit işlemlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve kesinleşmediğini, yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların fiili kullanıma göre belirlenecek kısmının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında mera vasfıyla kamu orta malı olarak tescil edildiğini, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların kadimden beri mera niteliğinde bulunduğunu, 4342 sayılı Mera Kanunu gereği özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ili, ...ilçesi,... köyü...... /2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin 28.01.1993 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 26.09.2024 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, bu sürenin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.08.2025 tarihli ek kararı ile; davacı vekiline 01.07.2025 tarihli muhtıra ile istinaf başvuru harcı, karar harcı ve gider avansını bir haftalık kesin süre içinde yatırmasının ihtar edildiği, buna rağmen süresi içinde harç ve giderlerin tamamlanmadığı gerekçesiyle HMK’nın 344. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş; ek kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muhtıranın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içinde harç ve giderlerin tamamlanmadığı, bu nedenle istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ek karar kaldırılmadan asıl kararın incelenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek karara yönelik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek karara yönelik kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2656, K. 2026/3394, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2656-e-2026-3394-k-b2028c1bda2a